İÇİ BOŞ YEMİNLER - LEXİ RYAN
10/10
Ben kolayca kandırılabilecekleri güzel bir kızdan ibaret değildim. Ben karanlığın ta kendisiydim ve damarlarımda akan güç her zamankinden daha kuvvetliydi. Peri olma ve sihir yapmanın anlamı buydu işte. Sihir yaşamdır.
Kitabı bitirdikten sonra ben ne okudum diye boş boş ekrana baktım. Beklediğimden çok çok daha iyi bir kitaptı. Evet herkes sevmişti zaten ama bu kadar iyi olacağını düşünmemiştim. 2. Kitabı çıktı Allah'tan hemen alacağım.
Abriella, perilerle anlaşmak yapmaktansa ölmeyi tercih ederdi. Ama Nasiğli Sarayı'nın sadist krali kız kardeşini kaçırınca işler biraz değişmek durumunda kaldi. Kral'in Abriella'dan istediği ezeli düşmanı olan Siğli Sarayı'ndan üç sihirli eser çalmasıydı.
Siğli sarayında rahatça dolaşmak için Siğli prensi Ronan'ın gelin adaylarından biri rolünü oynaması gerekiyordu. Kalbinin dikkatini dagitmasina müsade etmeyen Brie, kendince farklı amaçları olan Nasiğli çetesiyle iş birliği yaptı. Çetenin lideri olan Finn ile vakit geçirdikçe ondan etkilenmemesi mümkün değildi.
Siğli sarayının prensi Brie'nin aşık olduğu Sebastian çıkınca hem şaşırıp hem mutlu olmuştum. İşi daha kolay olur diye düşünmüştüm ama asla öyle olmadı yazar Abriella'nın duygularını o kadar güzel geçirmiş ki onun tedirginliğini üzüntüsünü, aşkını hissettim resmen.
Spoiler vermeden nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama kitapta aşk üçgeni bence yok. Abriella'nın kime aşık olduğu zaten belli. Finn sadece çekici biri olduğu için arada ona gidip geldi ama bence o kadar da aşk üçgeni diyecek bir mesele yok.
Sonunda öyle bir şok oldum ki inanamadim. Zaten son 100 sayfa da kitap öyle bir ilerliyor ki artık hiçbir şeye şaşırmam dediysem bile şaşırdım.
Beklediğimden çok daha iyiydi. Finn'i de Sebastian'ı da sevdim ben açıkçası bakalim ikinci kitap nasil