Ahmet ÖZKAN

Ahmet ÖZKAN
@bymaystro

Ahmet ÖZKAN

, bir kitap okudu
10/10
·170 syf.·
2025 4. kitabı
Esîruddin el-Ebherî
9/10 · 137 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Öğrenmeyi Öğrenmek
10/10
·144 syf.··
2025 3. kitabı
“Merak tükenen bir şey değildir. Aksine gittikçe artan bir vaziyettir.” Öğrenmeyi Öğrenmek Altay Cem Meriç Öğrenmeyi Öğrenmek, her şeyden önce İrade Terbiyesi gibi kendi kendine disipline olmayı ve motive olmayı konu alan kitaplara göre kolay okunan, akıcı ve anlaşılır bir kitap. Türkiye sosyolojisine göre yazılmış olması ve güncel bir kitap olması bakımlarından da İrade Terbiyesi kitabına üstünlük kuruyor. Kitapta öğrenme konusu, gerçeklikten uzak teorilerde ve gereksiz ayrıntılarda boğulmak yerine yazarın tecrübeleri, başarı ve başarısızlıkları üzerinden ele alınarak açıklanıyor. Kitap, herhangi bir “kişisel gelişim” kitabında görmekten bıktığımız, motivasyon sağlamaktan uzak sloganlar yerine gerçek motivasyon sebeplerine yer vererek okurlarına yol gösteriyor. Ayrıca örgün eğitim sistemi veya konusunda uzman kişi/kişilerden eğitim almadan öğrenmek istediğiniz bir konunun öğrenilemeyeceği klişesini temelinden sarsıyor. Kimseden yardım almadan, etkin ve verimli bir çalışma/okuma/öğrenme sistemi kurmanızı sağlayabilecek olması sebebiyle bir kez okunup bırakılacak türde bir kitap olmadığı gibi tekrar tekrar açılıp okunacak başucu kitabı olmaya aday. Aklınızda “Çalışmak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum, nasıl çalışacağımı bilmiyorum, nelere dikkat etmem gerekiyor, çalışıyorum ama ilerleme sağlayamıyorum…vs” gibi düşünceler varsa bu kitabı okumak, size büyük kazanımlar sağlayacaktır.
Öğrenmeyi ÖğrenmekAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 20243,590 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 2. kitabı
Bu kitaptan bir alıntı yapacak olsam, herhalde yazarın hiçbir şeye ilgi duymadığını ifade ettiği kısımla ilgili olurdu ancak çok fazla alıntılandığı için o kısmı tekrar paylaşma gereği duymadım. Genel olarak gerçekçi yönüyle ele alınan bir eser. Gerçekten de sokak kültürünü iyi yansıtıyor. Sokaktaki yaşamla yüzleşen bir çocuğun yaşadıkları gerçekçi ve akıcı bir şekilde ve pek fazla sansürlenmeden anlatılıyor. Kitapta zaman zaman “acaba bu kez farklı bir şey olacak mı?” sorusu aklımıza takılsa da, ana karakterin kendi kendine yapmış olduğu sabotajlar bu soruyu olumsuz şekilde cevaplandırıyor. Romanın asıl konusu da burada ortaya çıkıyor: Bir çocuk, bir genç neden kendini sabote eder? Hakkıyla ilgilenilmemiş ve bu sebeple de kendisi için iyi şeylerin hayallerini kurabilse de kendisine iyi hiçbir şey yakıştıramayan ve bu sebeple de bazen kendisinin bile farkında olmadığı sabotajları ardı ardına sıralıyor yazarın içinde taşıdığı bu ihmal edilmiş çocuk. Hayal ettiği ve aslında kendisine çok iyi gelecek bir şeyi, bir nevi düşüklük olarak değerlendirip hayalinin kıyısına da varsa, adeta kaçarak uzaklaşıyor. Akıcı, kolay anlaşılan ve gerçekçi bir kitap. Eğlenceli tarafları var. Okuma rutininizi geri kazanmak adına ideal bir kitap olduğu söylenebilir.
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,2bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
“Hiçbir şey, bu kişilerin savaşa girmemeniz yönündeki öğütlerinden daha aykırı olamaz çıkarlarınıza: Hatırsız, onursuz, kazananın ödülü olacaksınız.” Roma Elçisinden Akhalılara Yazarın analizleri genel olarak çok akılcı. Kitaptaki her analiz, derinlemesine ve iyi düşünülmüş akıl yürütmelerden oluşuyor. Hayatın çok içinden bir kitap olduğunu, Savaş Sanatı gibi bilgelik içerdiğini söyleyebilirim. Bununla birlikte Savaş Sanatı kitabında yer alan strateji ve düşüncelerden çok daha uygulanabilir fikirler var. Devlet ve devlet yönetimi, devlet algısı, yönetim, yönetmek, strateji oluşturmak, liderlik gibi konularla ilgilenen herkesin özellikle okuması gereken bir kitap. Leviathan’la birlikte Batı Medeniyetinin düşünce dünyasını oluşturan temel kitaplardan biri olduğunu göz önüne aldığımızda, günümüzde yaşananları ve yaşananların perde arkasını derinlemesine okuyup sezebilmek adına herkese tavsiye edebileceğim bir kitap. Tüm olumlu yanlarına rağmen, yazarın bazı analizlerinde isabet olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim: Örneğin; yazarın, merkeziyetçi bir yönetime sahip bir ülkenin ele geçirilmesinin zor ama bir kez ele geçirildiğinde yönetilmesinin görece kolay olduğu düşüncesini ispatlamak kullandığı örnekler Osmanlı Devleti ile Fransa’ydı. Fransa için kullanılan argüman yanlış görünmese de Türklerin devletlerini kaybettiklerinde vatanlarını kaybetmemek adına küçük devletlere (beyliklere) bölündüğünü, dışarıdan gelen tehlike bertaraf edildiğinde ise tekrar merkeziyetçi büyük bir devlete dönüştüklerine tarih defalarca şahitlik etmiştir (Örneğin; sadece Anadolu’da yaşanan süreç: İlk beylikler dönemi, ardından Anadolu Selçuklunun gelmesi, Kösedağ savaşından sonra ikinci beylikler döneminin başlaması, ardından Osmanlının gelmesi, fetret devri, Osmanlı otoritesinin sağlanması,
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201920,3bin okunma