Aşk, ulaşılmayanın peşine düşüş... Arada koştukça kapatılmayan mesafeler... Gönlün müşahhası mücerretleştirecek gibi fehmettiği gözleri kamaştıran ışığa doğru koşuş... O pırıltıların mıknatıs gibi ruhu kendisine doğru görülmez ellerle çekişi... O pırıltıların bedene yansıyan enerjisine kendisini kaptıran bedenin pervaneleşip onun etrafında dönüşü... AŞK işte o zaman gönülde belirginleşir. Leyla basamak olur Mevla yolunda... Kerem dokunmak için hazırlanırken Aslı'sına, aşk ateş olur...
"Allah’ım! Senden dünya ve âhirette afiyet dilerim. Allah’ım! Senden dinim, dünyam, aile fertlerim ve malım hakkında af ve afiyet dilerim. Allah'ım! Ayıplarımı ört, korkularımdan emin kıl…"
(Ebu Dâvûd, "Edeb", 110; İbn Mâce, "Dua", 14)