yaseminimsi

yaseminimsi
@bytheaway
preśeren
Gerhardgiller
10/10
·142 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 22:02
Okurken defalarca Aylak Adam'ı okuyormuşum hissine kapıldım. Kitap aslında insanın kendisiyle olan en rahatsız edici konuşmalarının kağıda dökülmüş hali gibi. Karakterin tüm duygu dünyası o kadar açık seçik ki yalın anlatımla da birleşince daha çarpıcı hale geliyor. Gerhard hangi an'da ise o andan rahatsız. Zihninde her an başka bir an'ın tasarısı var. Aslında neredeyse yaşayamıyor bile diyebiliriz. Gerhard'ın kendi hayatına bir türlü sahip olamayışının nedeni, annesinin zamansız ölümünden sonra, onunla hesaplaşmasını tamamlayamadığı için dondurduğu büyüme sürecinde saklı. Freud'u haklı çıkarırcasına, annesinin babasından bile esirgediği memelerini ona anaç bir şefkatle sunması, oral dönemine saplanıp kalmasıyla sonuçlanmış olmalı. Traudel'in onu zaman zaman toylukla itham etmesi ve çocuk sahibi olma fikrinden bu kadar kaçması da, Tradudel'in kendisine gösterdiği anaç ilgiyi doğacak çocuklarıyla paylaşmak istememesinden. Wilhelm Genazino bu kitaba başka bir son yazacak olsaydı, Gerhard intihar ederdi herhalde. Bu haliyle bile gerçekten Gerhard yaşamıyor zaten.
Mutsuzluk Zamanlarında MutlulukWilhelm Genazino · Ayrıntı Yayınları · 20245,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Onun peri masalı
10/10
·272 syf.··
2025 5. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2025 23:39
Tutsak edenin ve kurbanın birbirine karıştığı, arzu edilenle- edilmeyenin satır aralarındaki benzerliği dehşet verici derecede ürkütücü. Kitabın ilk kısmında Fred'i, hissettiklerini, olaya yaklaşımını okuyoruz. Ve okurken ondan tiksinmemek elde değil. İkinci kısımda ise kaçırılan kız Miranda'nın ağzından olayları okuyoruz. Ki aslında ilk kısımdan çok daha çelişkili bir benzerlik bu kısımda yatıyor. Fred hayatta istediği her şeye sahip olma şansı varken nasıl sadece Miranda'dan bahsediyorsa, Miranda da kapalı kaldığı ortamda sadece hayattan, sanattan ve yanında olmak istediği g.p.'den bahsediyor. Bir de Fred'in her yaptığı olaya, kendi içerisinde huzurlu olabilecek şekilde kılıflar uydurması, vicdanını hatırlatması, kendini -kendine- haklı çıkartmaya çalışması çok tanıdık gelirken bir yandan da üzüyor. Miranda'nın Fred'le karşılaştırdığı ve hep diğer insanlardan üstün gördüğü g.p'de Fred gibi Miranda'ya aşık ve o da onu elde edemeyeceğinin farkında. Ancak Fred'in aksine Miranda'ya karşı gayet sakin. "benimle sevişir misin" ya da "benimle evlen" derken bile sakin. Nitekim Miranda hikayenin sonlarına doğru ona aşık olduğunu düşünüyor ama bu g.p.'nin de hissettiği Fred'inkine benzer bir çaresizliği değiştirmiyor. Çok güzel biri var ama asla sana ait olmayacağını bilme hissi. Bu arada kitabın ilginç bir özelliği ise; kaçırılan Miranda'nın yazdıklarının koleksiyoncunun anlattıklarının arasına hapsedilmiş olması. Kitap koleksiyoncu ile başlar, Miranda'ya geçer ve koleksiyoncuyla biter. böylece Miranda'nın hapsolmuşluğu kitabın yapısıyla da vurgulanır.
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma
"Nerede tükettin ömrünü?"
8/10
·192 syf.··
2024 66. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2024 21:19
Başladıktan sonra "bu kitabı okursam bir daha hiçbir şey eskisi olmayacak" dediğiniz kitaplardan. Zihin olarak kitaba hazır olmak gerek ve bir kerede değil sindire sindire, parça parça okunmalı. Her cümlede bir aforizma var ve her aforizma tokat niteliğinde. Bazen kendinizle bazen de yazarla savaşıyorsunuz. Cioran bunları yazdıktan sonra nasıl oldu da 84 yaşına kadar yaşadı sorusunu akla getiriyor. Kitabin orijinali Fransızca yazılmıştır fakat Fransızca yazarın anadili değildir ,ana dili Rumencedir. Yazarı E. M. Cioran dünyanın en depresif filazofudur. Öyle ki adamı hayata bağlayan tek şey istediği an intihar edip hayatına son verme ihtimalidir. Bunu da kitabında defalarca belirtir. Yaklaşık 20 sayfa intihar güzellemesi yapar. "soluk almaktan yüzü kızarmamak edepsizliktir. artık hayatla anlaşma yok, artık ölümle anlaşma yok: olmayı unuttuğumdan, silinmeye razıyım. oluş - ne cinayet! bütün ciğerlerden geçmiş olan hava artık kendini yenilemez. her gün yarınını kusar ve tek bir arzu hayalleyebilmek için boşuna çabalarım. her şey bana yüktür: sırtına madde vurulmuş bir yük hayvanı gibi ayaklarım tutulmuş, gezegenleri sürüklerim.'(s.117) Ne denilebilir, Cioran'ı çürümüş bedeninde, kendi edepsizliğiyle baş başa bırakalım.
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Okurken havlunuzu almayı unutmayın.
10/10
·709 syf.··
Beğendi
·
2024 46. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2024 21:47
Asansörlerin "varoluşçu" oldukları, robotların "depresyonda" oldukları ve şiltelerin çok mutlu olduğu tuhaf dünya. Bitmeyen partilerin, uçmanın ve yaşam ile ilgili pekçok şeyin - ki buna varoluşun amacı da dahil- yanıtını bulabileceğiniz muhteşem seri. Bilgisayara evrenin sırrını soruyorlar, bilgisayar milyonlarca yıl düşünüp “evrenin sırrı 42’dir.” diyor. İşin ilginç yanı, Google’a “42 and elon musk” yazdığınızda twitter hesabından sürekli manâsız şekilde 42’yle ilgili paylaşımlar yaptığını görebilirsiniz. Ayrıca 42= 6x7 hristiyanlıkta 6 sayısının karşılığı the bad yani şeytan, kötülük vb ve 7 sayısı ise the good yani tanrı ve iyiliği simgelemektedir. buna göre 42 iki zıt şeyin birleşmesi yani denge olmakta. buna göre yaşamın, evrenin ve herşeyin cevabı denge olmaktadır. Bunun yanında tanrının neden kendi varlığını kanıtla göstermediğini açıklayan kitaptır. "Varlığımı kanıtlamayı reddediyorum" der tanrı. "çünkü kanıt inancı yok eder ve inanç olmazsa ben bir hiçim"... Ne diyebilirim okuyun, okutun
Otostopçunun Galaksi Rehberi (Beşi Bir Yerde)Douglas Adams · Kabalcı Yayınları · 20154,511 okunma
itiraf şeklinde kaleme alınmış bir gözdağı.
7/10
·320 syf.··
2024 43. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 21:41
Kısaca; sistem kurulu, tıkır tıkır işliyor direnmek boşuna, itaat edin diyor gibi geldi bana. John Perkins aslında bu kitapta yıllardır yaptığı işler konusunda günah çıkartmaktan başka bir şey yaptığını düşünmüyorum. Eğitiminin başından günümüze kadar yazarın başından geçen olayları anlatıyor fakat genel anlamda insanları küresel çapta yaşanan olaylara veya gün yüzüne çıkmamış gerçeklere daha duyarlı olmaya çağırıyor gibi görünse de John Perkins'in bu olayları anlatmak için böylesine gecikmiş olması bütün anlatımı ve samimiyeti büyük ölçüde azaltıyor. Çeşitli bölümlerde ne denli vicdan azabı çektiğini ve yaptığı işi severek yapmadığını görüyoruz. Ama bütün bunlara rağmen ekonomik tetikçi olmayı, bu işte çalışmayı ve hatta başarılı olmayı sürdürüyor. Bunlara ek olarak ekonometri alanında çeşitli makaleler yayınlamayı da ihmal etmiyor. Şahsi görüşüm bu kitabın amacı birleşik devletlerin vatandaşlarına uyanma çağrısı olmak ve tabi ki kendi egosunu okşayarak kendini tatmin etmesini sağlayan bir araç/kukla olarak kullanması.
Bir Ekonomik Tetikçinin İtiraflarıJohn Perkins · April Yayıncılık · 20043,903 okunma