İnsancıklar isimli ilk romanını bitiren Dostoyevski, 4 Mayıs 1845 tarihli mektubunda ağabeyine şunları yazıyordu: “Eğer ilk roman oturursa, kafamda edebiyat dünyasındaki yerimi sağlamlaştıracak birçok yeni düşünce var.”
İşte bu düşüncelerden birinin de, Öteki adlı romanından bahsediyordu.
O zamanın ünlü eleştirmeni Belinski; Dostoyevski nin ilk yazdığı kitaba övgüler dizmiş sanat camiasında bir sürü insanla tanıştırmiş fakat gel gelelim ikinci romanına çok ağır eleştiriler yaparak yerden yere vuracaktı.İnsancıklar kitabıyla kendisine metiyeler düzen Belinski, ömrünün yettiğince en büyük eleştiricisi ve düşmanı olur. Hatta Belinski'ye bağlılığı nedeniyle bu ağır eleştiriler sonucu, epilepsi rahatsızlığının ilk nöbetlerini geçirdiği söylenir Dostoyevski'nin.
Dostoyevski, 1 Nisan 1846 tarihli mektubunda bu konuda ağabeyine şunları yazıyordu: “Bana en çok sıkıntı veren şey de, bizimkilerin, Belinski ve diğerlerinin, Golyadkin yüzünden benden hoşnut olmayışları. İlk tepkileri, hesapsız bir hayranlık olmuştu, coşkuyla konuşup, tartıştılar. İkinci tepkileri ise eleştiri oldu; sanki anlaşmışlar gibi, hem bizimkiler hem de okurlar, Golyadkin’in okunamayacak kadar sıkıcı, uyuşuk ve uzun olduğunu düşünüyorlar. Ama hepsinden komik olan, herkesin, bir yandan bu uzunluk için bana kızarken, bir yandan da öyküyü harıl harıl ve defalarca okuyor olmaları (…) Bana gelince, bir an için umutsuzluğa bile kapıldım (…) Beklentileri boşa çıkardığım ve büyük bir iş olabilecek bir eseri mahvettiğim düşüncesi beni öldürüyordu. Golyadkin’den soğudum. Birçok yeri aceleye geldi öykünün, yorgunluk halinde yazıldı. İlk yarısı, ikinci yarıdan daha iyi oldu. Öyküde, son derece parlak sayfaların yanı sıra işe yaramaz, berbat yerler var; insanın içi bulanıyor, okumak istemiyor. İşte bu yüzden bir