Kıyamet günü geldiğinde namaz, oruç, sadaka, hac gibi amelleri işleyenler onların karşılıklarını alırlar. Sonra bela ehli getirilir. Onlar için bir mizan kurulmaz, bir defter açılmaz. Dünyada bela onların üzerine nasıl akıtılmış ise, ecirler de kendilerinin üzerine o şekilde akıtılır. Bu durum karşısında dünyada sıhhatli ve afiyetli olanlar dünyada bedenlerinin makaslarla parçalanmış olmasını temenni ederler. Çünkü belaya maruz kalanların nimetini görürler.
Dünya bir konaktır. İnsanlar rahim kapısından oraya girmişlerdir, kabir kapısından da çıkacaklardır. Bu bakımdan onları o konağa ısındırıcı her şey beladır. O konaktan kalplerini soğutucu, ünsiyetlerini kesici her şey de nimettir.