Dolu filesiyle acelesinin önemine inanan bir ev kadını itekledi Elâ’yı. Çantası yere düştü. Paralar, tarak, ayna, mendil, kalemler, kartvizitler, birkaç fotoğraf, bir mektup, bir gözlük, ayna, tokalar, ruj, gazeteden kesilmiş bir yazı, kibrit, cigara paketi, cigaralardan çantanın içine dökülmüş tütün, farkında olmadan, düşünmeden, bilinçsizce yanımızda taşıdıklarımız, çantamıza doldurup hamallığını Yaptıklarımız, öyle bayağı bir alışkanlıkla sürdürdüklerimiz gibi, bir anda boş alabilir, bir anda toplanabilir oldukları bilinmeyen nice şey gibi, çantasının içindekiler yere saçıldı.