The pressure of such a reality put their
cultures under enormous stress. Some factions turned to made-up religions and remained ignorant under an umbrella of comforting fantasies.
Ama ülkemizde bir kliğin, çevrenin adamları olarak ç herkes bir diğerinin egosunu şişirerek, pohpohlayarak, narsisizmini körükleyerek zaman öldürüyor. Arada birkaç ödül de alındı mı iş tamamdır. Oysa geriye dönülüp bakıldığında görülen, eli yüzü düzgün birkaç şiirin, öykünün, resmin bile kalmadığı koca bir yanılsama. Yaldızlı bir yanılsama ...
Nazım Hikmet, Tevfik Fikret ve Sakallı Celal gibi şahsiyetlerin biyografilerini yazan aile dostumuz, değerli gazeteci yazar Sayın Orhan Karaveli, Mustafa Kemal'in Corinne Lütfü'ye yazdığı mektuplar konusunda bir anısını anlattı.
Kendisi, 1954 yılında Milliyet gazetesinde görevliyken gazete ilk kez olarak 10 Kasım günü Ata'nın anısına bir dizi yazı yayımlama kararı alır. 1 ekim 1954te Milliyet gazetesinin başına yeni gelmiş olan Abdi İpekçi ile Orhan Karaveli Ali Naci Karacan'ın odasında otururken tanınmış, kıdemli köşe yazarı Peyami Safa elinde bir dosyayla odaya girer ve heyecan içinde dosyanın içeriğini açıklar. Bunlar Mustafa Kemal'in Corinne Lütfü'ye yazdığı Fransızca mektuplardır. Bunların ilk olarak ortaya çıkarılmaları odada bulunanları heyecanlandırmıştır.
Peyami Safa Bey bu mektupların Corinne Lütfü'nün oğlu Reşat Ersu tarafından tercüme edilmek üzere kendisine verildiğini anlatmış ve aynı zamanda da yayımlanma iznini de aldığını bildirmiştir.
Böylece tarihe ışık tutan bu önemli ve kıymetli mektuplar ilk kez gün ışığına çıkmıştır