Dünyanın boşlukta durduğu fikri o kadar muhteşem bir fikirdir ki, bunu daha sonra Tevrafın Eyyub kitabının 26. bölümünün 7. beytinde tekrar görüyoruz:
Kuzeyi boşluğun üzerine çekti
Dünyayı hiçliğin üzerine astı
Dinsel geleneğe göre Tanrı'nın ilham ettiği düşünülen bu kitap, gerçekte Anaksimandros'tan bir yüzyıl sonra yazılmıştır ve hiç kuşkusuz, burada alıntılanan beyit Anaksimandros'un
sözlerinin bir iktibasından başka bir şey değildir! Bunu şuradan anlıyoruz ki, bu sözler Eyyüb'un kitabında sırıtmaktadır. Eyyub kitabının yazarı olan kişi Anaksimandros'un yazdığım bildiğimiz kitabıyla Akdeniz dünyasına yayılan bu sözlerini duymuş ve bu kadar muhteşem bir düşüncenin ancak bir tanrı tarafından gerçekleştirilebileceği düşüncesiyle bunları kitabına almıştır. Ancak
kitabının geri kalan kısmının bu muhteşem düşünce düzeyinde olmadığı görülmektedir ki, zaten Tevraf ın değişik kişiler tarafından yazılan ve yer yer birbiriyle çelişen Orta Doğu putperest din geleneğinin ürünü metinlerden oluştuğu 19. Yüzyıl'dan beri yapılan detaylı tarihsel ve metin eleştirisi araştırmalarıyla ortaya çıkarılmıştı.(8)
(8) Eyyüb kitabının eski Ibrani şiir geleneğinin en güzel örneklerinden biri olduğu söylense de, metnin elimizdeki durumu, papirüs ve deri üzerine yazılan metin parçalarının daha sonra bilgisiz kopyacılar tarafından gelişigüzel çoğaltılmış olması nedeniyle çok fenadır. Eyyüb, Tarafın peygamberlerden sonra gelen azizlerle ilgili kısmında (=Ketubim) yer alır, ancak değişik Tevrat geleneklerinde Ketubim içindeki yeri değişiktir. Aslında Eyyüb diye bir kişinin yaşayıp yaşamadığı bile belli değildir. Babil Talmud'unun Nesikin (=Zararlar) kısmının (=sedarim) "Son Kapı" (=Baba Bathra) adı verilen bölümünde (Mqna risalesi) bildirilen bir geleneğe göre, Eyyüb hikayesi ders alınması