Muahhir | el-Muahhir İsminin Anlamı Muahhir isminin lügat anlamları: Muahhir ise geride bırakandır anlamındadır.. Kur’an’da geçmemiş, meşhur Esma-i Hüsna hadisinde zikredilmiştir. EL-MUAHHİR: Tehir eden, istediğini erteleyen, geriye bıra­kan; takdimi hak edeni takdim edip ileri geçiren; tehiri hak ede­ni tehir edip erteleyen, geri bırakan. Allah (c.c), kullarının yaptığı hayır hasenat ve dua gibi veya diğer bazı işleri esas alarak veya hiçbir şeye de bak­mayarak, doğumlarını, ölümlerini, rızıklarını veya başla­rına gelecek herhangi bir şeyi geciktirebilir. Kıyameti de geciktirebilir veya öne alabilir. Çünkü bu konuda tek yetki kendisine aittir. Bir hadisi şerifte sadakanın ömrü uzattığı ve duanın da kaderi değiştirdiği vurgulanmaktadır. Bunu daha önceki konularımızı da işlerken gördük. Dolayısıyla kullar olarak bize düşen Rabbimizi unutmadan, ona dua edip yalvarmak ve yakarmak ve ne halde olduğumuzu, neye ihtiyacımız olduğunu bildirmektir. Elbette ki Allah bizim neye ihtiyacımız olduğunu bilir bilmesine ama bi­zim istememiz önemlidir. Çünkü kul hesap verecek ve bunlardan isteyip istemediği şeylerden olacaktır. Bu yüz­den istemeli ve hayırlı isteklerde bulunmalıyız. Hakkımız­da hayırlısını istemeliyiz hem de. Aksi halde ne imanın, ne ibadetin, ne imtihanın anlamı kalırdı ne de dualarımızın veya yaptığımız hayırların… Muahhir isimlerinin ıstılah anlamları: Muahhir; hikmeti gereği bazı kullarını geride bırakandır. Muahhir; kimi varlıkları sonra yaratandır. Muahhir; kimi kullarını zekâ, akıl ve beden yönünden geride bırakandır. Muahhir | el-Muahhir Dualar ve Zikirler EL-MUAHHİR isminin zikri (846) adettir. Zikir saati Zu­hal; zikir günü Cumartesi’dir. Cumartesi Zuhal saati, sabah erken ve ikindi sonrası ile gece yarısı. Muahhir | el-Muahhir esmasıyla yapılacak
Din İslam
"Kapılar yüzüne kapandı sandın ama sadece kilitleri değişti. Ateş Hz. İbrahim'i (a.s.) yakmadıysa, deniz Hz. Musa'ya (a.s.) yol verdiyse, balık Hz. Yunus'a (a.s.) mezar olmadıysa; bil ki O (c.c.) "Ol" Dediğinde, imkansız kelimesi hükmünü yitirir. Senin gücünün bittiğini sandığın yer, ilâhî rahmetin asıl başladığı yerdir. Öyleyse kalbine sor; Sığındığın Kudret Sonsuz iken, pes etmek niye?..."
Duygu ve Düşünce
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
𝙰𝚕𝚕𝚊𝚑 𝚎𝚛𝚝𝚎𝚕𝚎𝚍𝚒𝚔ç𝚎 𝚐ü𝚣𝚎𝚕𝚕𝚎ş𝚝𝚒𝚛𝚒𝚛 𝚐ü𝚣𝚎𝚕𝚕𝚎ş𝚝𝚒𝚛𝚍𝚒𝚔ç𝚎 𝚔𝚞𝚕𝚞𝚗 𝚔𝚊𝚕𝚋𝚒𝚗𝚎 𝚢𝚊𝚔ェş𝚝ェ𝚛ェ𝚛.. 𝚂𝚎𝚗𝚒𝚗 𝚘𝚕𝚊𝚗 𝚑𝚎𝚛 ş𝚎𝚢 𝚔𝚊𝚍𝚎𝚛𝚒𝚗𝚎 𝚗𝚊𝚜𝚒𝚙 𝚘𝚕𝚊𝚌𝚊𝚔.. 𝙺𝚎𝚗𝚍𝚒𝚗𝚒 𝚗𝚊𝚜𝚒𝚙𝚜𝚒𝚣 𝚔ェ𝚜𝚖𝚎𝚝𝚜𝚒𝚣 𝚣𝚊𝚗𝚗𝚎𝚝𝚖𝚎.. 𝙰𝚕𝚕𝚊𝚑 𝚋𝚊𝚣𝚎𝚗 𝚍𝚎 𝚟𝚎𝚛𝚖𝚎𝚢𝚎𝚛𝚎𝚔 𝚔𝚘𝚛𝚞𝚛.. 𝙰𝚖𝚊 𝚗𝚎 𝚍𝚎𝚖𝚒ş𝚕𝚎𝚛: "𝚐ö𝚔𝚔𝚞ş𝚊ğェ𝚗ェ 𝚐ö𝚛𝚖𝚎𝚔 𝚒𝚜𝚝𝚒𝚢𝚘𝚛𝚜𝚊𝚗 𝚢𝚊ğ𝚖𝚞𝚛𝚊 𝚔𝚊𝚝𝚕𝚊𝚗𝚊𝚌𝚊𝚔𝚜ェ𝚗.. 𝙷𝚎𝚛 ş𝚎𝚢 𝚖ü𝚔𝚎𝚖𝚖𝚎𝚕 𝚘𝚕𝚜𝚊𝚢𝚍ェ 𝚑𝚒ç𝚋𝚒𝚛 ş𝚎𝚢𝚒𝚗 𝚍𝚎ğ𝚎𝚛𝚒𝚗𝚒 𝚋𝚒𝚕𝚖𝚎𝚣𝚍𝚒𝚔.."✨🌻 🄷🄰🅈🄸🅁🄻🄸 geceler .❥❥❁❁
Duygu ve Düşünce
Şiirsel Saatler....
Ben sana değil, Sana benzeyen ihtimallere tutuldum. O yüzden her yüz biraz senin hatan gibi. Şahin Ç.
Alıntı
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK VE ALGORİTMİK KAPİTALİZMİN SERT DUVARI: ROBIN HOOD MİTOSUNDAN DİJİTAL SİMÜLASYONUN İFLASINA KÜLTÜREL EKONOMİ-POLİTİK BİR MANİFESTO ALTYAPININ DÖNÜŞÜ VE MİTİK MORFOLOJİ Geç kapitalizmin ekonomi-politik yapısı, kendini mekânsız, bulut tabanlı, sürtünmesiz ve sonsuz bir akışkanlık olarak sunan siber-algoritmik bir illüzyon üzerine kuruludur. Gilles Deleuze’ün kontrol toplumu olarak kavramsallaştırdığı bu yeni evre, bireyin kodlar, şifreler, modülasyonlar ve sürekli veri akışlarıyla kesintisiz bir denetime tabi tutulduğu bir matriks vaat eder. Ancak bu vaat, ideolojik bir örtüden ibarettir. Algoritmik kapitalizm, kendini ne kadar soyut ve maddesizleştirilmiş olarak sunarsa sunsun, eninde sonunda evrenin bükülmez fizik yasalarına, termodinamiğin acımasız gerçekliğine ve somut coğrafi ya da jeopolitik boğaz noktalarına bağımlıdır. Bu makale, entelektüel tarihin en eski isyan mitlerinden biri olan Robin Hood figürünün çağlar boyunca geçirdiği morfolojik dönüşümleri temel alarak, kapitalizmin muhalif enerjiyi evcilleştirmek için ürettiği "Kültürel Artı-Değer" mekanizmasını deşifre etmektedir. Geliştirilen "Kültürel Termodinamik" teorisi uyarınca; sisteme karşı geliştirilen her radikal isyan, adalet talebi veya arzu nesnesi, kapitalist aygıt tarafından emilerek simülasyon evrenine tahvil edilir. Ne var ki, bu dijital simülasyonun sürdürülebilmesi için harcanan muazzam atomik ve fiziksel enerji, sistemi kaçınılmaz bir çöküş eşiğine, yani "Sert Duvar" gerçekliğine taşımaktadır. Michael Sarnoski’nin sinematik praksisinden Che Guevara, Malcolm X ve Marilyn Monroe gibi küresel ikonların ontolojik dönüşümlerine uzanan bu dokuz eksenli söküm matrisi, siber-panoptikonun elektriklerinin kesileceği o fiziksel sınırı ekonomi-politik, deterministik ve termodinamik
Felsefe
KÜLTÜREL TERMODİNAMİK: Hegemonya, Kontrol ve Maddi Sınırlar Üzerine Dokuz Eksenli Bir Analiz Robin Hood efsanesinin 12. yüzyıldan günümüze evrimini takip eden bu çalışma, muhalif kültürel figürlerin kapitalist sistem tarafından nasıl absorbe edildiğini ortaya koymaktadır. Dokuz eksenli metodoloji aracılığıyla, bu dönüşümü sadece kültür-politik değil, aynı zamanda termodinamik yasaları ile fiziksel altyapısının çelişkileri bağlamında analiz edilmektedir. Kültürel Termodinamik olarak adlandırılan bu çerçeve, Che Guevara, Malcolm X ve Marilyn Monroe gibi tarihsel figürler üzerinden test edilmiş ve evrensel bir geçerliliğe sahip olduğu gösterilmiştir. Son olarak, simülasyonun maddi sınırları ve kodlanamaz yaşamın direniş potansiyeli incelenerek, kapitalizmin kaçınılmaz fiziksel çöküşü ve insanın kuantum belirsizliği aracılığıyla direniş olanakları tartışılmıştır. GİRİŞ: "MASKENİN" TARİHİ VE "HARD WALL"IN KAÇINILMAZLIĞI Bir efsanenin tarihsel metamorfozunu incelemek, aslında o efsanenin yazıldığı dönemin güç ilişkilerini, sınıfsal kaygılarını ve egemen ideolojisini deşifre etmek demektir. Robin Hood, 12. yüzyılda sözlü anlatım geleneğiyle ortaya çıkmasından bu yana, her çağda farklı bir maske takmıştır. Ancak bu maskelerin altında, aynı bir gerçeklik yer almıştır: Muhalif enerji, sistem tarafından sürekli olarak absorbe edilmiş, estetikleştirilmiş, soyutlaştırılmış ve sonunda paraya tahvil edilmiştir. Bu makale, Robin Hood efsanesinin bu yolculuğunu takip ederken, aynı zamanda muhalif kültürel figürlerin dönüşümünün bir termodinamik yasası olduğunu iddia etmektedir. Sistemi yok edemeyeceğimiz için, hatta sistem onu her saldırısı karşısında güçlendireceği için, direncin son kapısı—paradoksal olarak—fiziksel yasalardır. Elektrik kesilir, çip krizi yaşanır, nehirler kurur.
Felsefe