Funda'dan...
Puan vermedi·384 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:20
​Eğer kafanı boşaltmak, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle keyifli vakit geçirmek ve biraz da pembe diziler tadında şehvetli bir fantastik-romans okumak istiyorsan, bu kitap tam bir biçilmiş kaftan! ​P.C. Cast’in bu serideki tarzını sevdim; antik mitolojiyi alıp günümüzün popüler kültürüyle öyle bir çarpıştırıyor ki ortaya inanılmaz eğlenceli diyaloglar çıkıyor. Hele Venüs’ün modern dünyaya, arabalara, kıyafetlere ve tabii ki modern erkeklere verdiği tepkiler gerçekten kahkaha attıracak cinsten. Tanrıça’nın antik tanrılara ettikleri o renkli ve bol "argolu" yeminler kitabı çok canlı kılıyor. ​Beni en çok etkileyen ne oldu dersen: Kitap ilk bakışta sadece çerezlik, seksi bir romantik komedi gibi duruyor ama derinlerinde kadınlara dair çok güzel bir mesaj barındırıyor. Pea karakteri üzerinden bize şunu fısıldıyor: Bir kadının bir erkeği etkilemesi ya da mutlu olması için kusursuz bir bedene ihtiyacı yoktur; asıl büyü, kadının kendi içindeki özgüveni, yani "içindeki tanrıçayı" keşfetmesidir. Sevgi, insanı değiştirmek değil, onun örtülü kalmış güzelliğini ortaya çıkarmaktır. Kendine güvenen bir kadının karşısında hiçbir erkeğin (ve hatta tanrının) duramayacağını çok tatlı bir dille anlatıyor.
Aşk TanrıçasıP. C. Cast · Pegasus Yayınları · 2012582 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:30
Aylak Adam benim için sadece bir roman olmayacak; ne zaman kalabalıklar içinde yapayalnız hissetsem, raftan indirmeden bile kapağına bakıp "Yalnız değilsin, C. de buradaydı" diyeceğim bir sığınak. Kitap bittiğinde zihnimde kalan şey ne bir olay örgüsü ne de karakterlerin isimleri oldu; sadece o koyu, gri ve dumanlı yalnızlık hissi kaldı. Birde sanki benim için yazılmış son cümle... "Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı."
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·344 syf.·
2026 51. kitabı
Merhaba sevgili okur 🫆Gerçekler ışığında yazılmış, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz şahane bir polisiye romanının yorumu ile karşınızdayım. Eser polisiyenin kraliçesi Agatha Christie'nin 1926 yılında arkasında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolduğu gizemli 11 günü anlatıyor. Soluk soluğa okuyacağınız olağanüstü bir eser benden söylemesi 🫆 1926 Aralık ayı.. Agatha Christie, kocasıyla arasının bozuk olduğu ve aldatıldığı bir dönemde arabasını ormanda terk edilmiş halde bırakarak arkasında hiç iz bırakmadan ortadan kaybolur. Tüm aramalara rağmen bulunamaz. Olay manşetlere taşınır ve Surrey ve Berkshire polisi, onu bulmak için halktan da zaman zaman yardım alarak çok sayıda memur görevlendirir. Arabanın bulunduğu bölgeye yoğunlaşırlar ve bazı memurlar özel olarak onun öldüğünü düşünerek c*set arayama odaklanır. Kocası Archie Christie'nin Nancy Neele adlı genç bir kadınla olan ilişkisi nedeniyle evliliklerinde bazı sorunlar yaşadıkları için özellikle inceleme altına alınır lakin sağlam bir mazereti olduğu için dikkatler başka yöne çevrilir. Aslında yazar Christine, ailesi ve sırları üzerinden şantaj yapan sapkın ve zeki bir doktorun tuzağına düşmüştür. Bu adam Rickmansworth’te pratisyen hekimlik yapan Patrick Kurs’tur. Doktor, yazarın en değer verdiklerini ( eşi ve kızı ) koruyabilmesi için kendisinden mükemmel bir cinayet tasarlayıp işlemesini talep eder. Şantajcı doktor, ailesine dair her detayı bilmektedir ve bunu basına sızdırmakla tehdit eder. bildikleri Archie ‘yi mahvedecek niteliktedir. Yazarın şantajıya boyun eğmekten başka şansı yoktur. Yorkshire'daki Harrogate kasabasında bir kaplıca otelin kocasının metresinin adı olan "Mrs. Teresa Neele" sahte ismiyle kayıt yaptırmıştır. Gizemli cinayetlerin kraliçesi, kendi yazdığı romanlardaki gibi zekice bir cinayeti
Cinayet UstasıAndrew Wilson · Altın Kitaplar · 2021109 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 23. kitabı
Her gün aynı saatte uyanıp, aynı kaldırımlarda yürüyen, aynı sahte nezaketlerle günü kurtaran o "çoğunluğun" arasında, Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ı bir yerlerde durmuş, sadece bize bakıyor gibi. Kitabı bitirdiğimde içimde kalan ilk duygu, tanıdık bir kırgınlık oldu. Sanki C. ile bir barda karşılıklı oturmuşuz da, o hiç konuşmadan sadece bardağına bakarak dünyaya karşı o muazzam, o sessiz protestosunu gerçekleştiriyormuş gibi hissettim. ​Aylak Adam, sadece bir adamın İstanbul sokaklarındaki avareliğini anlatmıyor; asıl mesele, ruhun o hiçbir kalıba sığmayan evsizliği. Karakterimiz C., modern dünyanın bize birer "başarı" veya "görev" diye dayattığı her şeyi elinin tersiyle itiyor. Evlenmek, bir iş sahibi olmak, sabah sekiz akşam beş düzenine boyun eğmek… Ona göre tüm bunlar, insanın kendi samimiyetsizliğine bulduğu konforlu kılıflardan ibaret. Çoğunluk olmanın getirdiği o uyuşuk güven duygusunu reddediyor. Çünkü biliyor ki, herkes gibi olmak, aslında herkesin ortak olduğu o büyük yalana göz yummak demek. ​Kitabın felsefi damarı tam da bu noktada, "tutamak" kavramında gizli. C., hayata tutunacak sahte bir dal aramıyor. Para, mevki ya da alışkanlıkların getirdiği o sahte güvenli alanlar onun ruhunu doyurmaya yetmiyor. O, her şeyiyle gerçek, pürüzsüz ve mutlak bir bağ arayışında. İşte trajedisi de burada başlıyor: Dünyada her şeyin bir piyasası, bir karşılığı varken, o karşılıksız ve hesapsız bir sevginin peşine düşüyor. Haliyle, sarsılan iyi niyetinin ve kırılan güveninin enkazı altında kalıyor. İnsanların arasına her karıştığında, o derin yalnızlığı daha da katmerleniyor. Sustuğu anlar, aslında bu dünyaya söyleyecek hiçbir sözünün kalmadığı, kelimelerin bile sahteleştiğini anladığı o kırılma noktaları. ​Yusuf Atılgan, öyle ağdalı, yukarıdan bakan bir dille de yapmıyor
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 13:01
彡 🄼🄸🅃🄲🄷 🄰🄻🄱🄾🄼 ♡ 🄱🄸🅁 🄺🄴🅁🄴 🄳🄰🄷🄰 彡 𝐊𝐚𝐥𝐛𝐢𝐧𝐢𝐧 𝐧𝐞𝐫𝐞𝐲𝐞 𝐠𝐢𝐝𝐞𝐜𝐞ğ𝐢-𝐧𝐞 𝐨 𝐤𝐚𝐫𝐚𝐫 𝐯𝐞𝐫𝐞𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫𝐝𝐢. 𝐁𝐮 𝐲ü𝐳𝐝𝐞𝐧, 𝐤𝐞𝐧𝐝𝐢𝐬𝐢𝐧𝐢 𝐛𝐚ş𝐤𝐚 𝐡𝐢ç 𝐤𝐢𝐦𝐬𝐞𝐧𝐢𝐧 𝐬𝐞𝐯𝐦𝐞𝐝𝐢ğ𝐢 𝐤𝐚𝐝𝐚𝐫 𝐬𝐞𝐯𝐦𝐢ş 𝐨𝐥𝐚𝐧 𝐚𝐝𝐚𝐦𝐚 𝐝𝐨ğ𝐫𝐮 𝐞ğ𝐢𝐥𝐝𝐢. 𝐕𝐞 𝐛𝐮 𝐠ü𝐜ü𝐧 𝐨𝐧𝐚 𝐧𝐚𝐬ı𝐥 𝐦𝐢𝐫𝐚𝐬 𝐤𝐚𝐥𝐝ı{....} 𝐭𝐚𝐦 𝐨𝐥𝐚𝐫𝐚𝐤 𝐛𝐢𝐥𝐦𝐞𝐬𝐞 𝐝𝐞 𝐛𝐮𝐧𝐮𝐧 𝐛𝐢𝐫 ö𝐧𝐞𝐦𝐢 𝐲𝐨𝐤𝐭𝐮. 𝐄ğ𝐞𝐫 𝐛𝐮 𝐛𝐢𝐫 𝐫ü𝐲𝐚𝐲𝐬𝐚, 𝐧𝐞 𝐢𝐬𝐭𝐞𝐝𝐢ğ𝐢𝐧𝐢 𝐛𝐢𝐥𝐢𝐲𝐨𝐫𝐝𝐮. 𝐕𝐞 𝐞ğ𝐞𝐫 𝐛𝐮 𝐠𝐞𝐫ç𝐞𝐤𝐬𝐞, 𝐲𝐢𝐧𝐞 𝐚𝐲𝐧ı ş𝐞𝐲𝐢 𝐢𝐬𝐭𝐢𝐲𝐨𝐫𝐝𝐮. Selamlar, bugün sizlere kırk iki milyondan fazla satan ve kırk sekiz dile çevrilen bir ikinci şans romani ile geldim. Yazarın kalemiyle tanışma kitabım oldu. Yalın ve akıcı kalemini muhteşem kurgusu ile birleşerek harika bir kurgu sunmuş yazar. Daha ilk sayfalardan merakla içine çeken devamında da kurgunun güzelliği ile akışına soluksuz bağlayan bir okuma oldu. Severek okudum bir kitap 2 şans temasını sevenler Bence mutlaka bir şans vermelisiniz. Haydi sizler için kısaca konusuna geçelim. Alfie henüz çok küçükken annesini kaybeder. Bu kaybın ardından yaşadığı üzüntüler, Amerika'ya dönüş ve psikolojik sorunlar ile zor zamanları olur. Sonra aileden geçen bir yeteneği olduğunu annesinin son sözlerini animsayarak hatırlar. Bu bir lütuftur ve annesinden sonra Alfie de ikinci şans yeteneğine sahiptir. Hayatta yaşadığı bir anı geri alıp tekrar yaşayabilir. Fakat tek sorun ikinci denemenin sonucunu iyi veya kötü kabul etmek zorundadır. Hızlı bir hayat yaşar,ölüm hariç her tehlikeyi macerayı dener. Aşkı tadar. Ve gerçek aşkın Gina olduğuna karar verir. Biz bu maceraya, bir casino da arka arkaya atılan kazan sayıyı bilerek milyonlar kazanan Alfie ile onu sorgulayan Dedektif La Porta ile başlıyoruz.. Aile, arkadaşlık, aşk ve ayrılık..Sürpriz sonu ile muhteşem bir kitap arıyorum diyorsanız Bir Kere Daha sizleri bekliyor!!
Bir Kere DahaMitch Albom · Destek Yayınları · 202645 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 11:39
Kitabın başlarını anlamakta zorlansam da dilini çözdüm ilerledikçe. Karakterlerin yaşadıklarını kendi bakış açılarından yansıtmış. Karakterimiz sürekli arayışta. Kalıplara sığmak istemiyor, tatmin olmuyor. Doğru insanı arıyor, ya da arayışı seviyor. Gününün dünyasına yabancı. Yalnız. Günümüzün modern zaman hastalığına yakalanmış aslında. Parası olduğu için çalışmak zorunda olmamasının verdiği bir özgürlüğe sahip. Ama bu özgürlük ona bir amaçsızlık veriyor. Kitabın sonlarında bahsettiği gibi herkesin tutunduğu farklı şeyler var hayatta. C. nin'se tutunduğu "gerçek sevgi" bir kadın sadece. Ama C. karakteri her kadında bir kusur bulup kaçıyor. Kafasındaki o ideal kadını arıyor.​ C.’nin en tiksindiği şeylerden biri toplumdaki sahtelik. Herkes kendine bir maske seçmiştir ve o maskeyle yaşar. C. ise ne kadar yaralı, tutarsız veya huysuz olursa olsun maskesiz.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma