Poirot özür dilercesine, "Her nedense bu sabah üstümde bir tuhaflık var, başladığım cümleleri yarım bırakmak gibi kötü bir alışkanlık edindim," dedi. "Beni bağışlayın."
Sayfa 209 - Altın kitaplar (13. basım)·Kitabı okudu
"Les femmes (kadınlar)," diyerek konuyu genelledi Poirot. "Muhteşemler! Hiç olmadık şeyler uydururlar ve mucizevi bir şekilde haklı çıkarlar. Aslında o kadar basit değil tabii. Kadınlar, bilincine varmaksızın milyonlarca küçük ayrıntıyı görür, gözlemler, bunları yine bilinçaltında bir araya getirirler. Vardıkları sonucu da önsezi olarak adlandırırlar. Ben psikoloji alanında bir hayli yetenekliyim, bu gibi şeyleri iyi bilirim."
Sayfa 163 - Altın kitaplar (13. basım)·Kitabı okudu
"Cevabımı aldım," dedi Poirot tuhaf bir gülüşle. Oturduğu yerden kalktı. "Hepinizden rica ediyorum, bana gerçeği, tüm gerçeği, söyleyin." Bir sessizlik oldu. "Kimse konuşmayacak mı?"
Bir kez daha kısaca güldü.
"C'est dommage (yazık)," dedi ve odadan çekip gitti
Sayfa 161 - Altın kitaplar (13. basım)·Kitabı okudu
"Kader," diye konuşmaya devam etti Bayan Ackroyd. "Kadere inanırım ben. Shakespeare'in o unutulmaz dizelerinde dediği gibi: 'Ne kadar gelişigüzel belirlesek de amaçlarımızı, onlara biçim veren ilahi bir güç var.'"
Sayfa 158 - Altın kitaplar (13. basım)·Kitabı okudu