Ne yapsam, neye benzetsem;
Bu mahzun halimi.
Aşıklık değil benimkisi,
Yolculuk değil,
Neyi duysam hüzünlenirim,
En ufak şeyi, rüzgârı bile.
Kimseye benzemez gülmem konuşmam,
Kimseye benzemez hoşlandığım kadınlar,
O kadınlar ki rüzgâra verip saçlarını,
Resimlerde yaşıyan,
Şiirlerde yaşıyan...
Bugün, müfrit küçük bir topluluk müstesna tutulunca; fen, felsefe ve din mütefekkirlerinin hemen hepsi kendilerine mahsus sahaların mevcut bulunduğunu, hiçbirisi için diğerlerinin feda edilemeyeceğini, her üçünün [de] insanın asli ihtiyacı olduğunu tasdik ve itiraf etmektedirler. Makul ölçü ve hakikat de budur! Bunun haricinde söylenecek her söz ifrat, tarafgirlik, safsata ve yalandır.
Ne anlıyorsun benden
bu iz
sende kalan intiba.
sarar seni
yalın, çıplak olan benim
olmaz izhar
olmaz zinhar aşikar.
kalır bende
sende
bu
sır
aşka ihlal.