m

m
zambaklar en ıssız yerlerde açar ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Puan vermedi·262 syf.··
2025 3. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 21:14
"Bizden başka canavar yok belki..." diyor kitabın karakterlerinden biri olan Simon. Benim için kitabın en can alıcı, en çarpıcı cümlesi oldu bu. Başlarda kitap bana maceralı bir çocuk kitabı okuyormuş hissi verdiği için sıkıldım açıkçası. Sayfaları çevirdikçe bu şekilde düşünmenin böylesine derin bir anlatıma sahip esere haksızlık olduğunu fark ettim. Kitap, sıradan bir çocuk kitabından ziyade gerçekçi bir anlatıma sahip; alegorik tarzda yazılmış bir eser. Adaya düşen çocuklardan öne çıkan her bir karakterin aslında bir kesimi, bir düşünceyi temsil ettiğini görüyorsunuz: Kimi toplumun aydınlık yüzü olarak sağduyu ve aklı, kimi gücü elinde bulunduran acımasız bir lideri, kimi masumiyeti ve sezgiselliği, kimi de sırf güçsüz ve korkak olduğu için zalimin emirlerine boyun eğen zavallı halkı... Kitap size uygun şartlar oluştuğunda insanın içindeki kötülüğün nasıl gün yüzüne çıktığını ve insanın yaşadığı yerin cennete mi yoksa cehenneme mi dönüşeceğini belirleyen tek şeyin yine insanın kendisi olduğunu gösteriyor. Son olarak insanı iyi-kötü şeklinde keskin bir biçimde ayırmaktan ziyade içinde yaşanılan toplumun, çevresel faktörlerin insanda hangi yönlerin ağır basacağı konusundaki etkisini gösteren çarpıcı bir kitaptı diyerek sözlerimi noktalıyorum. Sineklerin Tanrısı
1000Kitap
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·520 syf.··
2024 3. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2024 00:58
(Spoiler içerir.) Kitabı az önce bitirdim ve boğazımda beliren yumru henüz geçmemişken sıcağı sıcağına bir şeyler söylemek istedim. Aşkın tek bir anlamı yoktur ve herkes onu kendi bünyesinde yorumlayarak yaşar. Kemal'in Füsun'a duyduğu aşk da açıkçası benim alışkın olmadığım ya da bilmediğim bir versiyonuydu aşkın. Kitabın başlarında gerek ilişkilerinin başlama şekli olsun gerek Kemal'in hali hazırdaki ilişkisi olsun gerek Füsun'un çok da zorlanmadan kendini Kemal'e teslim edebilmesi olsun gerek aralarındaki yaş farkı olsun tüm bu ve daha saymadığım birçok etken benim aşina olduğum aşk tanımına hiç uymuyordu. Kendi değer yargılarımla baktığımda bunun hiç masum bir yanı olmadığını ve benim bildiğim aşk kavramından çok uzak olduğunu düşündüm. O yüzden romanın başlarında Kemal ve Füsun'a yer yer kızdım, yaşadıkları acıları hak ettiklerini düşündüm. Kendimce bunların haklılık payı da vardı. Ama sonra sayfaları çevirdikçe onlara haksızlık ettiğimi düşünmeye başladım. Aşk tercih edilen, olmasını istediğin anda karşına çıkan ve bilinçli olarak yaşanılan bir şey değildi. Aksine seni hiç ummadığın anda yakalayan, kontrol edilemeyen, herhangi bir kalıba da sığmayan ve bu romanda acıyla tanıklık ettiğimiz gibi bedeller ödeten bir şeydi. Kemal'in Füsun'a olan derin bağlılığını iliklerime kadar hissettim. Onunla beraber ben de Füsun'un bir umut aniden karşımda belireceğini bekledim hep. Onu yıllar sonra bulduğunda ben de hal ve hareketlerinden çıkarımlar yapmaya çalıştım Kemal'le. Benzer şekilde ben de Kemal'e Füsun gibi gücendim, kızdım, küstüm. Son ana kadar hep mutlu son olmasını hayalledim aslında öyle olmayacağını hep hissetmeme rağmen. Şu an tüm hücreleriyle aşkı yaşayan Kemal'e ve ona bu hissi yaşatan Füsun'a akıbetleri ne olursa olsun gıpta ediyorum. Her satırıyla aşkın
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2023 2. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2023 22:13
(Spoiler içerir.) Kitap okumayı çok severim ama şu ana kadar okuduklarımdan çok azı herhangi bir işle meşgulken bitse de bir an önce kaldığım yerden devam etsem diye sabırsızlandırdı beni. Bunlardan biri de Elizabeth ve Darcy'nin aralarındaki tüm sınıfsal farklılıklara ve engellere rağmen birbirlerine hissettikleri derin sevgiyi konu alan Gurur ve Önyargı oldu. Aslında kitap heyecan verici olaylar dizisinden oluşmuyor daha çok karakterlerin iç dünyasını betimliyor ve biz de onların kendileriyle hesaplaşmalarına, çatışmalarına şahit oluyoruz. Kitabın daha en başlarında Elizabeth'in görüşlerini, yaşadığı döneme göre evliliğe bakış açısındaki farklılığı hızlıca benimseyerek ona yakınlık hissettim ve kitabın sonuna kadar kendimi hep o karakterin yerine koydum. Başlarda ben de onun gibi Darcy'den nefret ettim ve sonrasında onu daha iyi tanıyarak o soğuk, gururlu ve kibirli görüntüsünün altında hiç ummadığım sağlam bir karakterle karşılaştım. Elizabeth her ne kadar aklı başında, insanlar hakkında isabetli kararlar verebilen bir karakter olarak tasvir edilse de sonlara doğru onun Darcy hakkında ne kadar yanlış çıkarımlarda bulunduğunu görüyoruz. Bu hatalı çıkarımın başlıca sebebi olarak Darcy ile ilk karşılaşmalarındaki olumsuz izlenimi gösterebiliriz. Darcy mesafeli, asil, kendinden emin ve oldukça kibirli biri olarak karşımıza çıkıyor kitabın başlarında. Dolayısıyla onu yakından tanımayan bir çevre tarafından oldukça önyargılı ve olumsuz şekilde eleştiriliyor. Oysa Darcy yakınları tarafından çok sevilen hatta şımartılan bir bey. Elizabeth'in diğer kadınlardan farklı olarak çok daha doğal, hesapsız, kendine meydan okuyabilecek kadar cesur ve akıllı olması Darcy'i etkiliyor ve her ne kadar onun ailesini kendi konumundan çok daha düşük görse de ona hissettiği duygularla baş
1000Kitap
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,8bin okunma