Sayina

Sayina
@cafunesse
bana ait yazılar.
Yorumum.
Puan vermedi·112 syf.··
2023 1. kitabı
kitapta ilgimi çeken ilk bölüm, salamano'nun köpeğine olan acıması tavrına rağmen köpeğin o adama sadık kalışı oldu. bunun okurken bir köpeğe ne kadar benzediğimizi fark ettim. birbirimize her seferinde zarar verir, sonrasında unutur ve tekrar o kişiden bir zarar geldiğinde şaşkınlık içinde kalırız. ne garip ama, oysa ki gördüğümüz muamele hep aynıdır fakat beyin her seferinde unutup her seferinde aynı tepkiyi verir. kalp ise alışmış ve tabirimce 'köpek'leşmiştir. alışkanlık işte böyledir. kötü türden alışkanlık yalnızca elimde bulundurduğum sigara, şişelerce içtiğim alkol değildir. köpek ve sahibi birbirine öyle alışmıştır ki bunca kötü muameleyi görmezden gelir, o hayatı bir şekilde zorunda olmasa da kabuller. köpek kaybolur, insan pişmanlık duyar. işte, hiçbir şey kaybedilmeden anlaşılmaz. insan böyledir, öyle şımarık bir varlıktır ki her şeyi ister. kaybedince ise elindekinin değerini -artık elinde olmayanın- çok iyi anlar. işte bu noktada hepimiz salamano'ya benziyoruz. meursault'a gelecek olursam; çevresinde yaşanan her şeye öyle kayıtsız kalmış ki insanlar sonunda onu duygusuz bir et parçası ilan etmiş. toplumdan tam da bu noktada yabancılaşmış. kendimi bu kitapta herkesin yerine koydum çünkü hepsine öylesine benziyorum ki... her şeyin pişmanlığını yaşıyorum. insanlar alıştığı alafranga düzene göre hepimizi yargılamış, yabancılaştırmış. şimdi ise suçlarlar, insanlar... beni. belki de yanlıştı ama bana göre doğruydu. annesi öldüğünde ağlamayışı öyle hoşuma gitti, öyle haz verdi ki suçlu hissettim. onca tanımadığı insan birkaç senedir tanıdığı kadın için ağlarken, meursault onu doğuran kadın için tek bir göz yaşı dökmedi. kendimi meursault'un yerine koyunca insanlar çok aptal geldi. anne öyle mutluydu ki, meursault da ağlama gereği duymadı. ne de olsa annenin
Felsefe
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma