Sayina

Sayina
@cafunesse
bana ait yazılar.
nedir yağmura olan sevdam?
yağmur yağıyor dışarıda. camıma vuruyor o küçük damlalar, beni ben yapan sesimi duyuruyor daha fazla. bir, iki, üç, atışlar hızlanıyor. sahi, kalbim atıyor mu? bu duygu neden bilmiyorum ama her yağmur yağdığında, her şimşekten sonra kalbime de bir şimşek düşüyor. düşünüyorum, ben ağladığımda iç dünyam da böylesine karanlık, renksiz bir şehir oluyor mudur? gerçi ben pek ağlamam. son zamanlarda öyle olmuşum ki duygularımı kaybetmişim. son günlerde ise düşündüğüm tek şey yağmur. hiç durmadan yağıyor, camlarıma öyle vuruyor ki bir alacaklı gelmiş de evimin kapısını çalıyor sanki. içimi iyice daraltıyor, boğazımı bir bıçak yardımıyla kesiyor ve gözlerimi açmamı engelliyor. sahi, gözlerimi açamadığım hâlde yağmuru nasıl gördüm bunca saat? olduğum yer bana dar geliyor. tüm böceklerin yürüdüğünü hissediyorum. üstümdeki bu örtü öylesine sıkı sarmış ki beni neredeyse boğuluyorum. aslında uzun zamandır nefes almıyorum. yağmur yağmıyor. artık ben de topraktan bir parçayım, yağmur artık benim için kötü değil. bu kurumuş vücudu ıslatıyor ve beni her seferinde temizliyor. nefret etmemek lazım. nefret etmemek.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
saçmalama sanatı
Boş dualardan vazgeç Gözyaşı çağıran şeyleri fırlatıp at Bir kadeh içelim, sadece sevdiğin şeyleri getir aklına Boşa titizlenmeyi bıraka bir yana Huzursuzluk ve korkuyla insanı titretenler Kendiliklerinden doğurdukları suç karşısında titrerler Ölümlülerin makamına hazırlanır Kendi başlarına durmadan dert açarlar Çağır! Şarap dolar, yüksek sevinçle dolar Bu sabah ayıldığımda sadece perişan Kuşkulu bir gece içinde Değişiveren şu ruh haşim Lanetlenmeyi düşünmekten vazgeç Uzaklardan duyulan davulun sesi gibi Hiçbir şey olmasa da huzursuz eder Yellenmeye varana kadar suç bir bir hesaplanırsa Kurtuluş zaten yok
Sayfa 79

Sayina

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.·
2023 2. kitabı
Oscar Wilde
8.2/10 · 99,2bin okunma
geceleri saat üç dört sularında ne zaman otursam bir şey kafamın içini kazıyıp duruyor. insanlara ne kadar bel bağladığımız. birisi hayatından gittiği anda çöker kalp. kalp gerçekten çöker, kırılır, hâttâ japonlar bu hastalığa bir isim vermiştir. 'takotsubo kadriyomiyopatisi' işte birisi bizden gittiğinde bu gizli sendromu yaşarız. şu an ne hissediyorum bilmiyorum, benden sonsuza dek ayrılan bir insan oldu ve bu satırları ona yazıyorum. her zaman nefret beslediğim, görünce yüzümü çevirdiğim, küfürler ettiğim o adam benden gittiği anda değerini anladım. öyle nankörüz ki gözümüzün önündeki hiçbir şeyi göremiyoruz. kendimizden bir nebze de olsa nefret etmeliyiz. hiçbir zaman kendini tamamen sevmek yoktur. bir insan kendini tamamen severse insanlığını kaybeder. öyle ya, hatasız kul olmaz derler, kendinde hiçbir hata görmezsen sen artık bir kul değilsindir. kul olmak benim tanımımda et parçasından oluşan bizleriz. tanrı'ya ait olmak zorunda değiliz fakat her sıkıştığımızda kendimizi ona atarız. işte bahsettiğim bu, bir şeylerden korkup o kaygı sana gelince her şeyin değerini anlarsın. tanrının, insanın, evcil hayvanın hâttâ cansız olan, önemsiz gördüğün o nesnenin önemi. bu küçük konuşmadan size söyleyeceğim tek şey şu, gözünüzün önündeki güzellikleri görmek için pencerenizden çıkıp dünyaya biraz da çatıdan bakın. işte o zaman biraz delirip, mutlu bir insan olacaksınız. okuduğunuz için teşekkür ederim.
Yorumum.
Puan vermedi·112 syf.··
2023 1. kitabı
kitapta ilgimi çeken ilk bölüm, salamano'nun köpeğine olan acıması tavrına rağmen köpeğin o adama sadık kalışı oldu. bunun okurken bir köpeğe ne kadar benzediğimizi fark ettim. birbirimize her seferinde zarar verir, sonrasında unutur ve tekrar o kişiden bir zarar geldiğinde şaşkınlık içinde kalırız. ne garip ama, oysa ki gördüğümüz muamele hep aynıdır fakat beyin her seferinde unutup her seferinde aynı tepkiyi verir. kalp ise alışmış ve tabirimce 'köpek'leşmiştir. alışkanlık işte böyledir. kötü türden alışkanlık yalnızca elimde bulundurduğum sigara, şişelerce içtiğim alkol değildir. köpek ve sahibi birbirine öyle alışmıştır ki bunca kötü muameleyi görmezden gelir, o hayatı bir şekilde zorunda olmasa da kabuller. köpek kaybolur, insan pişmanlık duyar. işte, hiçbir şey kaybedilmeden anlaşılmaz. insan böyledir, öyle şımarık bir varlıktır ki her şeyi ister. kaybedince ise elindekinin değerini -artık elinde olmayanın- çok iyi anlar. işte bu noktada hepimiz salamano'ya benziyoruz. meursault'a gelecek olursam; çevresinde yaşanan her şeye öyle kayıtsız kalmış ki insanlar sonunda onu duygusuz bir et parçası ilan etmiş. toplumdan tam da bu noktada yabancılaşmış. kendimi bu kitapta herkesin yerine koydum çünkü hepsine öylesine benziyorum ki... her şeyin pişmanlığını yaşıyorum. insanlar alıştığı alafranga düzene göre hepimizi yargılamış, yabancılaştırmış. şimdi ise suçlarlar, insanlar... beni. belki de yanlıştı ama bana göre doğruydu. annesi öldüğünde ağlamayışı öyle hoşuma gitti, öyle haz verdi ki suçlu hissettim. onca tanımadığı insan birkaç senedir tanıdığı kadın için ağlarken, meursault onu doğuran kadın için tek bir göz yaşı dökmedi. kendimi meursault'un yerine koyunca insanlar çok aptal geldi. anne öyle mutluydu ki, meursault da ağlama gereği duymadı. ne de olsa annenin
Felsefe
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma