Her insanın ruhunun diğer insanlarla bir şeyler paylaşması, gezip görmesi gerekir. O ruh hayatta bunları yaşayamazsa bunu ölümden sonra yapmaya mahkumdur. Dünyayı dolaşmakla lanetlenir, yaşayamadıklarını ölümünden sonra görür ama tecrübe edemeden uzaktan bakar!.
Yeryüzünde insan olarak adlandırdıkları şu küçük üçkağıtçı olmak ağır ve aşağılayıcı bir durum;kurnaz, açgözlü bir solucan bu, sürünüyor, acele acele çoğalıyor ve yalanlar söyleyerek kellesini kurtarıyor.
Ama sonsuz yaşam üzerine ant içerim, bakışları, bütün o olağandışı görünüşü öyle kadir-i mutlak bir fikrin bedene bürünmüş haliydi ki, en zekice sözcük bile yanında anlamsız kalıyordu.