Öncellikle bu kitaba sadece 12 Mart romanı demek büyük bir haksızlıktır.47 kuşağı gençlerinden henüz gençliğinin baharında olan,sol kesimi anlatan,sosyalist düşüncede olan gençleri anlatan bir romandır.Bu olaylar yalnızca Türkiye'de olmuyordu.Dünyada özgürlükçü hareketler yaygın olup o dönem ki Türkiye'nin de iktidarında Demokrat parti bulunuyordu.Demokrat Parti'nin de daha muhafazakâr olduğunu bilmekteyiz.Karakterleri ele alırsak ilk önce dikkatimi çeken unsurlardan birisi Nüveyre'nin çocuklarına koyduğu isimler olmuştu.Emine'nin ablası Seçil,seçmekten geliyor.Seçil kendi kararlarını vermeyen birisi artık annesi ne derse onu yapmaya başlamış annesinin isteklerine boyun eğiyor annesi de onun kaderini beliriyor.Kubilay ismi ise roman karakteri ile asla özdeşleşmeyen bir isim İzmir'in Menemen ilçesinde Kubilay,din elden gidiyor adı altında bir grup şeriat yanlısı tarafından katledilmiştir.Kubilay direnişin,devrimin sembolüydü.Kırk yedililer romanında ise Kubilay'ın oldukça silik bir tip olduğunu görüyoruz.Kubilay,Nüveyre için tam olması gerektiği gibi bir evlat tipi çünkü onun boyunduruğu altında.Romanda ki baba karakteri de oldukça silik ve geri planda kalmış tıpkı Tanzimat romanlarında ki gibi(Mai ve Siyah,Aşk-ı Memnu,Felatun Bey ile Rakım Efendi,Menfi...)anne figürü daha ön plana çıkmıştır.Çünkü toplumu inşa etmede annenin rolü oldukça mühimdir.Nüveyre öğretmen ise sınıf atlamaya çalışan bir tiptir ve çocuklarının en iyi mevkilerde olmasını ister.Bu yüzden Seçil'i zengin birisi evlendirir daha iyi yaşayacağını düşündüğü için.Bu roman bize kadın üzerinden toplumun inşasını gösterir.Bu dönem de yaşayan kişiler daha Atatürkçü, Atatürk'ün ilke ve inkılaplarını benimseyen öğretmenler olmuştur.Ancak Nüveyre öğretmen bunun tam tersidir kendisini o şekilde tanımlasa da