Kaderin çizdiği yoldan sapmaya cesaret eden, kendi ruhunu ve özgürlüğünü arayan bir kadının hikâyesi..Aşk, mistisizm, özgürlük ve toplumun kalıplarına meydan okuma… Eğer hayatın sırlarına dair farklı bir bakış açısı arıyorsanız, Portobello Cadısı tam size göre!
Ana karakterimiz Athena, gerçek adıyla Sherine, Romanya’daki bir çingene ailesinden doğup Lübnanlı bir çift tarafından evlat edinilen sıradışı bir kadın. O, sadece bir isimden ibaret değil; birçok kimliği, birçok ruh hâlini içinde barındıran bir arayış yolcusu. Çocukluğundan itibaren “farklı” olduğunu hisseden Athena, toplumsal normları reddedip, kendi ruhsal uyanışını keşfetmeye adanmış bir hayat sürüyor. Ama onu bir “cadı” yapan şey, doğaüstü güçleri değil, toplumun anlamakta zorlandığı içsel bilgeliği…
Athena’nın hikâyesi, sadece kendisini değil, onu tanıyan herkesi dönüştüren bir fırtına gibi. Coelho, onu farklı bakış açılarından anlatan birçok karakterin gözünden sunarak, Athena’nın hem hayranlık uyandıran hem de korkutucu olabilen doğasını gözler önüne seriyor.
Athena’nın en büyük arayışı, yaşamın anlamını keşfetmek. Geleneksel din anlayışının ötesine geçiyor, mistik danslara sığınıyor, sezgilerine güveniyor ve ruhsal bir uyanış yaşıyor. Ama her özgürlüğün bir bedeli vardır. Toplum, onun bağımsız ruhundan korkuyor, onu yargılıyor, hatta bir “cadı” olarak etiketliyor. Tıpkı tarihte pek çok güçlü kadın gibi…
Bu noktada kitap, hepimizin içinde bastırılmış olan “gerçek benliği” sorguluyor:
Ne kadar özgürüz? Kendi ruhumuzu ne kadar dinleyebiliyoruz? Toplumun bizden beklentilerine ne kadar boyun eğiyoruz?
Athena, bu soruların peşine düşüyor ve cevaplarını dansın, müziğin ve sezginin ritminde buluyor.
Paulo Coelho, her zamanki gibi kelimeleri bir büyücü gibi kullanıyor. Basit ama derin cümleleriyle, okuru