Aziz dostum Ozan Pekgöz’ün kaleme aldığı Doğu Türkistan'da Türk Soykırımı başlıklı çalışma, modern dünyanın gözleri önünde yaşanan, ancak ne yazık ki ülkemizde bile derin bir sessizlikle geçiştirilmeye çalışılan büyük bir insanlık trajedisini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana karşılaşılan en büyük sistematik yok etme tertiplerinden biri olan bu soykırım, eserde yalnızca duygusal bir feryat olarak değil; tarihsel, belgesel ve son derece bilimsel bir yaklaşımla masaya yatırılıyor.
Kitap, Çin devletinin toplama kamplarında yürüttüğü asimilasyon politikalarını, paramparça edilen aileleri, açlık ve soğukla sınanan ve nihayetinde kendi kimliğine düşman birer ÇKP fedaisi olarak yetiştirilmek istenen çocukların dramını sarsıcı bir dille aktarıyor. Kamplardan yükselen "ya ölünüz çıkar ya da ruhunuz" çığlığını sayfalarına taşıyan bu eser, okuyucunun yüzünü güldürmeyi vadetmiyor; aksine, insanı sarsıcı bir gerçeklikle baş başa bırakıyor. Ancak bu sarsıntı, bir yılgınlığa değil; Doğu Türkistan’ın haklı davası için bir umut çırpınışına ve uyanışa dönüşmeyi amaçlıyor.
Sevgili dostum Ozan, çalışmasında Çin ve Uygurların tarihsel gelişimini titizlikle incelerken, Pekin yönetiminin başta Türkiye olmak üzere Avrupa genelinde kurduğu baskı ve sansür mekanizmalarını da açıkça ifşa ediyor. Doğu Türkistan davasının haklılığını uluslararası ilişkiler zemininde savunan kitap, hem Türkiye siyaseti açısından acilen alınması gereken somut önlemleri hem de atılması gereken stratejik adımları belgelerle ortaya koyuyor.
Doğu Türkistan’daki kardeşlerimizin sesine ses olmak, örülen sessizlik duvarını yıkmak ve meseleye dönemin en güncel, en nitelikli kaynaklarından biriyle yaklaşmak isteyen herkesin bu kıymetli eseri mutlaka okumasını tavsiye