Okan Çalık

Okan Çalık
@calkokn
Mea mihi conscientia pluris est quam omnium sermo
Başka bir dünya vardır diye mi iyi ve erdemli olmalıyız?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaşam konusunda bir fikrin vardı; içinde bir inanç, bir beklenti yaşıyordu; eylemlere, acılara ve özverilere hazırdın. Ama yavaş yavaş anladın ki, dünya hiç de senden eylemlerde ve özverilerde bulunmanı istemiyor; yaşam, kahraman rollerine ve benzeri şeylere yer veren bir kahramanlık destanı değil, insanların yiyip içmeler, kahve yudumlamalar, örgü örmeler, iskambil oynamalar ve radyo dinlemelerle yetinip hallerine şükrettikleri rahat bir orta sınıf evidir. Kim bunun başka türlüsünü ister, kim gönlünde yiğitliği ve güzelliği barındırır, büyük yazarları ya da ermişleri baş tacı ederse, o bir aptaldır, bir Don Kişot’tur. İnsanlığın en büyük ikilemi bu herhâlde: Ya bu konforlu ama sığ denizde boğulacağız ya da "Don Kişot" olmayı göze alıp kendi fırtınamızı yaratacağız. Hangisi daha acı? Kendi hayallerine yabancılaşmak mı yoksa dünyaya uyum sağlayamamak mı?
Bir şeyi cezalandırılma korkusuyla yapmamakla, yanlış olduğuna inandığımız için yapmamak arasında büyük bir fark vardır. Yani suçluluk duygusu illaki insanın değer verdiği şeylere dair bir ipucu sunmaz. Sadece insanın neden ve kimden korktuguna dair iyi bir ipucu sunar. Göz dağından doğan ahlak, ahlaksızlıktır. Boğmaya yeltendiğimiz her tür dürtü zihinde yatar ve bizi zehirler.
Anılacak günlerim olmadı mı benim? Ayaklarımın korkusuzca çiçeklendiği, silahıma yapışıp sabahın serinliğini beklediğim kuzey gemileriyle sağır olduğum günler… Sepet örmeyi unuttuğum günler olmadı mı? Ey geceyi ve kahverengi bir düzeni taşıyan ellerim. Yüzümün uğultusuyla şaşırtın beni. O karanlık ormanı yangına vurun. Çünkü ben de kaçarken ardında kalanları yakıyorum. Ama iyi biliyorum yıldızları ama yıldızların Tanrı’ların da üstünde parladıklarını… Anılacak günlerimin, git gide yok olduğunu biliyorum.
Özünde kısa, sözünde uzun bir hikayedir hayat. İyi ve kötünün bitişiminde, sükut içinde varolur. Bundan dolayı bilinmelidir ki; ne çok bir vaktimiz var, ne de tüm vaktimizi harcadık. Korku ve dehşet içinde ölümü düşünüp dururuz, geç kaldık deriz yaşamak için..ne büyük bir yanılgı. Kötü günlerin bizden aldığı zaman kadar verdiği tecrübeler de vardır, bu tecrübelerle de yeni zamanlar kazanırız. Her üzüntünün ve mutlulugun sonunda hayata dönmek vardır, normale dönmek vardır. Sonsuz mutlulugu arzulayan muhakkak ağlayacaktır, sonsuz üzüntüye inanan kişi ise kendini kahkaha atarken bulacaktır. Bir süre sonra ikisi de bitişimde, sükutun kendisi olacaktır...