8/10
·464 syf.··
2026 27. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:25
Eskilere daldım ya, özlemişim böyle kitaplar okumayı. Hani şu 2000–2015 arası çıkan kitaplara burun kıvıran bir kitle var ya; “çöp”, “betimlemeler kötü”, “kız karakterler salak” deyip geçiyorlar. Oysa farkında değiller, çok şey kaçırıyorlar. Her kitaba, her seriye bir şans vermek gerek. İşte bu da o şansı hak edenlerden biri. Calla… Bazı anlarda fazlasıyla pasif kaldığını düşündüm. Ama buna rağmen sevdiğim bir karakter oldu. Dişi bir alfa ve bizim düşündüğümüz gibi değil hiçbir şey. Calla'nın dünyasının ne kadar baskıcı olduğunu iliklerine kadar hissettiriyor O Dünya “dişi alfa” fikrini bizim hayal ettiğimiz gibi yaşamıyor. Bizim kafamızda alfa olmak mutlak güç demek. Kimse karışamaz, kimse sınır koyamaz. Ama Calla’nın gerçekliği çok daha sert. Sürekli şekillendirilmeye çalışılıyor. Sürekli törpüleniyor: “Leydi gibi davran.” “Hanım hanımcık ol.” “Erkeğin yaptıklarını büyütme.” “Kavga çıkmasın diye geri dur.” “Güzel görün, dikkat çek.” Yani güç sahibi bir karakter yaratılıyor ama o gücü kullanmasına asla tam izin verilmiyor. Çünkü Calla bir dişi. Calla’nın kendi sürüsü var, Silüet. Kendi düzenini kurmuş, kendi alanını çizmiş. Birde bir başka sürü var Mahkumlar ve lideri Reiner. Reiner devreye girdiği anda bütün dengeler kayıyor. Evlenecekler eyvallah. O klasik ritüel meselesi olacak ve sonrasında olan şey: Calla’nın sürüsü artık Calla’ya değil, Reiner’a bağlanıyor. .d şaka mı bu? Bu sadece bir olay örgüsü değil; bu, açık açık bir güç devri. Ve bunun alt metni fazlasıyla rahatsız edici. Çünkü ne kadar “alfa” olursan ol, sonunda sistem seni bir erkeğin gölgesine itiyor. Bunu okurken sinirlenmemek çok zordu. Bir de Calla'nın annesi… zaten sevmemiştim o kadını ama o tokat sahnesinden sonra karakterle aramda geri dönülmez bir mesafe oluştu.
1000Kitap
SilüetAndrea Cremer · Pegasus Yayınları · 201394 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 8. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 23:20
Pedro Almador (Calzade de Calatrava, 1949), Luis Bunuel'den bu yana dünyada en çok ilgi gören sinema yönetmeni, senarist ve yapımcı. Filmografisi yirmi dört filmden oluşuyor. Aralarında iki Oscar, iki Altın küre, bir Altın Aslan, iki Cannes Film Festivali ödülü ve altı Goya'nın da bulunduğu başlıca uluslararası ödüllerin sahibi oldu. Fuego en las estranas (1981) isimli kısa romanın ve lavabolar kahramanın canlandırdığı kroniklarden oluşan Patty Diphusa'nın (1991) yazarı. Son Rüya (2023) onun ilk öykü kitabı. Bu, bir otobiyografi değil; ama ondan kaçarken yazılmış bir kitap. Kitap 12 öyküden oluşuyor. Özellikle kitabın ismini taşıyan Son Rüya öyküsü beni çok etkiledi. Çünkü bu öyküyü yazabilmesi için annesinin ölmesi gerekti. " Ben annemden çok şey öğrendim ama ne o ne de ben bunun farkına vardık. Mesela işim için temel bir şey öğrendim: Kurgu ile gerçeklik arasındaki farkı ve gerçekliğin, hayatı kolaylaştırmak için kurguyla tamamlanmaya nasıl ihtiyaç duyduğunu." Son Rüya, melodramla itirafın, arzuyla hafızanın iç içe geçtiği parçalı bir iç dünya kaydı: bir hayalin değil, bir hayal gücünün günlüğü. Farklı bir öykü kitabı arıyorsanız bu kitap tam size göre. Keyifli okumalar.
Son RüyaPedro Almodovar · Doğan Kitap · 202620 okunma
Reklam
7/10
·328 syf.··
2025 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2025 04:00
Ya bu Feride abla ne yazsa okurum gerçekten. Yazım dili o kadar akıcı ki sıkılsanız bile gidiyor. Bölümleri kısa kısa olduğu için bir bölüm daha okuyayım derken kitabı bitiriyorsunuz. Hizmetçi serisi dışında okuduğum 2. Kitabı ve toplam 5 kitabını okudum. Okuduklarım arasında en sevmediğim kitap bu oldu maalesef. Sonu beni diğerlerindeki kadar etkilemedi. Caleb’te bir sıkıntı olduğunu biliyordum ama sonunda bu şekilde Dawn ile bir bağlantısı olacağını düşünmemiştim. Okuyunca da çok şaşırmadım açıkçası. Ve de Dawn karakteri insanı nasıl sıkıyor Yarabbim. Yani düşünüyorum da böyle bir insan olsa işyerimde bende çok muhatap olmam. Kaçacak delik ararım, sürekli kaplumbağa hakkında konuşan koskoca bir kadın düşünsenize.
İş ArkadaşıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,843 okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 106. kitabı
KALPTE SAKLI KELİMELER ~ MIA SHERIDAN İçerik; Romantik kurgu Tek kitap Çocukluk aşkı Ünlü bir müzisyen Tarih tutkunu bir kadın Masallar, şatolar, aşklar Geçmiş anılar, duygusal istismar Kendini ve aşkı bulma Yetişkin okurlar için 291 sayfa Merhabalar… Güne güzel bir romantik bir kurguyla başladım. Yazarın bende görseldeki diğer iki kitabı da var ama bir türlü zaman bulup okuyamadım. Bu son kitap çıkınca bununla başlayayım, kalemiyle tanışayım istedim ve şimdi bu kadar geç kaldığım için aşırı kızıyorum kendime. Anlatım çok iyi. Karakterler aşırı tatlı ve birbirleriyle bir yapbozun parçası gibiler adeta. Kurguya zaten bayıldım. Siz de benim gibi geç kalmayın ve yazarın kitaplarıyla mutlaka tanışın. Çok kısa konusunda bahsetmek istiyorum çünkü asla detaylara girip okuma zevkinizi elinizden almak istemem. Jessie ve Callen’in yolları gunümüzden on yıl önce yaşadıkları kasabanın eski tren vagonunda kesişmiştir. Babasından şiddet gören ve kendine bir kaçış olarak tren vagonunu bulan Callen karşısında, kaybolmus gibi görünen ama ısrarla kendisini kurtarmaya geldiğini söyleyen, masallara ve beyaz atlı prenslere inanan on bir yaşındaki Jessie’yi görür. O günden sonra dost olurlar. Raylarda buluşup maceralara atılırlar; birbirlerine hikayeler anlatır, hazine avına çıkarlar. Fransız okuluna giden Jessica Callen’e notaları ve notaları çalmayı öğretir. Bir yıl sonra hiç haber bırakmadan ama ardında notalarını bırakan Callen ortadan kaybolur. Buna çok üzülen Jessica on yıl sonra yollarının tekrar Callen ile kesişeceğinden habersizdir. Öyle ki o vagonlardaki yaralı oğlan dünyaca tanınan bir müzisyen olmuştur. Peki bu iki çocukluk arkadaşının yolları nasıl kesişecektir? Aşk bu ikiliyi nasıl bulacaktır? Callen’in kalbinde sakladığı sır nedir? Callen’in ve Jessica’nin çocukluk
Kalpte Saklı KelimelerMia Sheridan · Yabancı Yayınları · 2025111 okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2025 121. kitabı
K. A. TUCKER~ALASKA’NIN KALBİNDE~ Selam.Bugün sizlere ilk kitabını çok severek okuduğum ve ikinci kitabını merakla beklediğim serinin o beklediğim kitabı ile geldim. İlk kitabını çok sevmiş hatta bazı yerlerin ağlayarak okumuştum.Calla ve babasının yıllar sonra kavuşmasını ama bu kavuşmanın ne yazık ki kısa sürmesini kalbi kırık bir şekilde okumuştuk.İlk kitapta Calla yıllardır görüşmediği babasıyla kavuşmak için Alaska’ya gitmişti ama bu kavuşma acı bir veda ile sonlanmıştı.Calla burada yalnızca babasının değil kalbinin sahibi olan kişiyide bulmuştu.Jonah ile aralarında büyük bir aşk doğmuştu. Ama Calla sonunda Toronto’ya geri dönmüştü. Aradan geçen iki aya rağmen Calla’nın aklı da kalbi de Alaska’daydı.Jonah’ın sürpriz yapıp çıkıp gelmesiyle aralarındaki hasret sona ererken Jonah,Calla’ye onunla birlikte Alaska’ya gitmesini teklif eder.Calla aşkı uğruna buna bir şans verir ve Jonah’ın peşinden Alaska’ya gider.İkinci kitap ilkine göre daha yavaş ilerlese de okurken keyif vermeyi de ihmal etmedi. Hem Calla hem Jonah birlikte bir hayat sürdürebilmek için yeni kararlar almışlardır.Calla tüm hayatını geride bırakırken Jonah da pilotluk yaptığı firmadan ayrılıp kendine yeni bir iş kuracaktır. Bunun için de önce kendilerine bir ev alırlar ama bu ev gözlerden çok fazla uzaktır.Ve durum Calla’nın gözünü çok fazla korkutur.Bir anda kendini Alaska’nın zorlu koşullarına ayak uydurmaya çalışırken bulur.Önce aldıkları evi adam etmeye başlar sonra da ısrarcı komşusu sayesinde çiftçiliği öğrenmekle uğraşır.Tüm bunlarla mücadele ederken Jonah neredeyse tüm zamanı göklerde geçirmektedir ve bu durum Calla’yı çok fazla korkutmaya başlar.Kendisinin de annesi gibi olacağını düşünür.Jonah da sürekli onun kaçıp gideceğinden korkmaktadır.Ve sonunda Calla dayanamaz ve patlar ama kendini yine
Alaska'nın KalbindeK. A. Tucker · Ren Kitap · 202533 okunma
Şair Thomas'ın Baladı
Puan vermedi·98 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2025 21:47
Martin Mystere (Atlantis) çizgi romanının ülkemizde Lal kitaptan Ekim 2022'de çıkan 213 sayı numaralı macerası. Orijinali, 2021 yılı Ekim ayında İtalya'da Sergio Bonelli Editore tarafından "La ballata di Thomas il rimatore" ismiyle Martin Mystere' aylık serisinin 380. sayısı olarak basılmış. Hikayesi Enrico Lotti tarafından yazılan maceranın çizimAlfredo Orlandi tarafından yapılmış. Çeviri her zamanki gibi Zeynep Ece 'ye ait... Konusu ve Hikayesi: Martin Mystère'nin 380. sayısı, "Şair Thomas'ın Baladı" adını taşıyan bir hikayeyi anlatır. Bu macerada, kahramanımız Martin Mystère, New York'ta yaşanan garip bir "ikinci görüş" (yani geleceği veya uzak olayları görme) fenomeninin ardındaki açıklamayı bulmaya çalışır. Bu olayın izini sürerken, New York'ta yeni yapılan bir alışveriş merkezinin şantiyesine gider. Burada, eksantrik bir işadamı olan Donald Molony, İskoçya'dan parça parça söküp New York'a getirdiği orijinal bir İskoç kilisesini yeniden inşa etmek istemektedir. Hikaye, Martin Mystère'in tipik olarak karşılaştığı türden bir gizemi içerir: sıradan görünen olayların ardındaki esrarengiz ve açıklanamaz nedenleri araştırması. "Şair Thomas'ın Baladı", İskoç mitolojisi, folkloru ve belki de tarihsel figür Şair Thomas the Rhymer ile bağlantılı olabilir. Thomas the Rhymer, Orta Çağ İskoçya'sında yaşadığına inanılan ve geleceği görme yeteneğine sahip olduğu söylenen efsanevi bir figürdür. Bu nedenle, çizgi romandaki "ikinci görüş" fenomeni ve İskoç kilisesinin varlığı, bu efsanevi figürle bir bağlantıya işaret ediyor olabilir. Martin Mystère'in bu fenomenin ardındaki sırrı çözmek için hem tarihsel hem belki de doğaüstü veya bilimsel olmayan ipuçlarını takip eder. Ancak hikaye tam macera değil. Bir sonraki sayıda devam etmek üzere yarım kalıyor. Bu nedenle yarım hikaye üzerinden
Çizgi Roman Edebiyat
Martin Mystere - Sayı 213 - Şair Thomas'ın BaladıEnrico Lotti · Lal Kitap · 20224 okunma
Reklam
Reklam