"Gün size bilginin gücünü verir ve parmaklarınıza alma sanatında deneyimli olmayı öğretir; ama gecedir hayatın hazinesini sakladığı yere sizi götüren."
"Dünyadaki her şey doğanın kanununa göre yaşıyor ve o kanundan özgürlüğün güzel görünüşü ve neşesi beliriyor; ama insanoğlu bu talihten mahrum, çünkü o Tanrının verdi
ği ruhuna kendi kısıtlı ve dünyevi kanununu biçti. Kendisi için katı kurallar koydu. İçinde sevgilerini ve arzularını tecrit ettiği dar ve acılı bir hapishane inşa etti. İçine kalbini ve onun amacını gömdüğü derin bir mezar kazdı. Eğer bir birey
ruhunun emirleriyle toplumdan çekildiğini bildirir ve kanunları ihlal ederse çevresindekiler onun sürgüne layık bir isyankar olduğunu ya da sadece idama layık rezil bir yaratık olduğunu söyleyecekler. İnsanoğlu dünyanın sonuna kadar kendi
kısıtlamasının kölesi mi olarak mı kalacak? Yada zamanla özgürleşip, Ruhta Ruh için mi yaşayacak? İnsanoğlu yeryüzünde aşağıya ve arkasına bakmakta ısrar mı edecek? Ya da
gözlerini güneşe çevirip bedeninin gölgesini kafatasları ve dikenler arasında görmeyi mi engelleyecek?"