g.

g.
Tüm bu gökyüzü bizim. "Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık,yağmuru güzel yağan bir yerlere gidelim "
259 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
10/10
·520 syf.·
2020 11. kitabı
Bu kitabı ilk gördüğüm anda aşık oldum, bu aşkla birlikte okudum, çevirdiğim her sayfada yeniden vuruldum... Sevgili Martin, hikayen hakkında uzun uzun yazmak isterdim, aklımdan geçen onlarca cümleyi toparlayabilseydim eğer... Hikayeni çok sevdiğim biriyle birlikte okudum, aynı cümlelerin altını çizdik,aynı şeyleri düşünüp hissettik. Martin, sevgi adına bana kattığın herşey için teşekkür ederim. İnsanların belirlediği,olmanı istediği kişi olmadığın ,hayallerinin peşinden koştuğun, çok sevdiğin, aşka aşık olduğun için teşekkür ederim. Yüreğime dokundun. Yazdığın her hikayeyi sevdiğin kadına çocuksu bir hisle sunuşunu gördüm. Hikayelerin basımevilerinden geri dönse de onlara, kendine olan inancını gördüm. Hani dönüp dolaşıp Ruth sana geldiğinde,insanlar sana saygı göstermeye başladığında sürekli dediğin bir cümle vardı. "O kitaplar yazılmıştı! O zaman beni aç bırakan, evini yasak eden ve düzenli bir işe girmiyorum diye lanetleyen siz, şimdi karnımı doyuruyorsunuz. Halbuki eserlerimin hepsi o zaman yazıldı." bu beni fazlasıyla yaraladı. Ruth'un sevgisinden değil de konumundan dolayı sana dönüşü beni yaraladı. Sevgin ve inancın çok güzeldi, kalbin ve temizliğin çok güzeldi. Ömrünü adadığın yerde, temizliğine yakışır şekilde gömüldüğün sulardı sevgin. Hikayenin sonu hüzünlü gözyaşlarıyla bitmedi, Sevgili Martin hikayen hayatıma kattığım en güzel dersdi. Aynı kitabın sayfalarında ellerini gezdirebileceğin bir aşk dilerdim sana , en büyük sevdanı içine çektiğin anda... Huzurla uyu...
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Reklam
7/10
·55 syf.·
2020 15. kitabı
Ermiş 55 sayfa, bir yudumluk ama içine deryalar sığdırılmış bir kitap. İsminden de belli El Mustafa adlı ermiş bir adam, yaşadığı şehirden ayrılırken üzüntülü ahali tarafından durdurulur. İnsanlar, ki işin ehli olabilecek insanlar, El Mustafa’ya aşka, evliliğe, çocuklara, yemeye ve içmeye, çalışmaya, sevinç ve kedere, özgürlüğe, zamana, iyilik ve kötülüğe, güzelliğe, ölüme ve hayattaki daha pek çok konuya dair fikirlerini sorar, gitmeden önce ondan son bir düşünce,son bir bakış açısı edinmeye çalışırlar, sabahtan başlayan bu sohbet akşama kadar sürer. Kimi insanlar El Mustafa'yı " Hz. Muhammed'e" yada "Hz. İsa'ya" benzetirler,fakat ne önemi var ? El Mustafa’nın insanlarla paylaştığı görüşler, zamana meydan okuyan, her dinden ve her toplumda insana hitap eden,düşündürücü nitelikte. Her cümle hayatınıza yeni nir rota çizecek potansiyelde… Beklentinizi yükseltmek istemem ama etkilendiğimi belirtmek isterim, sevmeniz dileğiyle keyifli okumalar..
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma
Puan vermedi·266 syf.·
2019 82. kitabı
Cesur Yeni Dünya... Kitabı incelemeye başlamadan önce söylemeliyim ki, defalarca yarım bırakıp tekrar tekrar okumaya çalıştım. Çünkü hiçbir kitap yarım bırakılmayı hak etmezdi ki zorlanarak bitirdim, ve pek sevemedim, içerdiği konular, insanlara benimsetilmeye çalışılan algılar ( kitabın konusu olan, "herkes herkese aittir." gibi yarıgılar(!) ) hiç de hoş gelmedi. Hangi dönem ve durumda olursa olsun kadınlara bu şekilde yaklaşılması hoş değildi açıkçası... Ama Huxley Birinci ve ikincil Dünya Savaşı arasında yazdığı bu kitabıyla günümüz dünyasını, hatta daha ilerisini resmetmiş gibi görünüyor.... Cesur Yeni Dünya, bir bilimkurgu klasiğidir. Huxley kitabı Amerika'da yaşadığı dönemde yazmıştır. Kitapda milat olarak Henry Ford’un T-modeli otomobilini ürettiği yılı baz almıştır. Bu öyle bir milattır ki; insanları doğadan uzaklaştırmanın, tüketmeye zorlamanın ve bu yolda tarihi, dini-geleneği, aileyi ve kültürü yok etmenin temellerinin atıldığı bir dönemdir. Bu dönemde anne, baba gibi kavramlar ayıp karşılanırken çok eşlilik (ki eşlilik bile denemez) normal karşılanmaktadır. Hatta tek eşlilik ayıp sayılmaktadır. Kitapta Amerika, günümüz dünyası için sadece bir rol modeldir ve bahsedilen potansiyelin önderliğini yürütmektedir. Öyledir ki bir bölümde sentetik ütopya olan Amerika ile o toprakların gerçek ve ilk sahibi olan Kızılderililerin oluşturduğu çelişki ele alınmıştır. Ütopyadan, Kızılderililerin yaşadığı coğrafyaya giden kişiler ( bu coğrafyaya Malpais Vadisi yani kötü yer adını vermişlerdir) , ortadaki insanlardan iğrenmekte, görmek dahi istemediklerini belirtmektirler. Cesur Yeni Dünya’nın sloganı “Cemaat, Özdeşlik, İstikrar”dır. Bu ilkelerin devamlılığını sağlamak için bilimsel yöntemlerle yeni bir dünya düzeni kurmuşlardır. Ve onlar için, geleceğin en önemli
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Kitaba olan bakış açınızı değistirmemesi ümidiyle...
Puan vermedi·484 syf.·
2019 66. kitabı
(İncelemeden ziyade,eleştiri niteliğinde) İlk defa bir incelemeyi yapıp yapmamakta kararsız kaldım. Yaklaşık bir hafta öncesine kadar Livaneli'nin kitaplarına sıcak bakmıyordum,daha doğrusu hiç ilgimi çekmemiş merak uyandırmamıştı. Herhangi bir olumsuz yorum da almamıştım oysaki. Arkadaşımla yaptığımız bir konuşma sonucu acaba kitaba haksızlık ediyor muyum, bu desteği olmayan ön yargı nedir ? diyerek okumaya başladım. Gelişen hikaye Maya (36) isimli bir kadının gözünden anlatılıyor. Tam da burada bende film koptu. Erkek bir yazar, kadının gözünden objektif olarak nasıl yazar? derken yazamadığını fark ettim. İnsanlığa olan bakışını çok sevdim öyle şeyler okudum ki şu cümlelerin alnı olsa da öpsem dedim, özellikle ; "Aramızdaki temel fark ne,biliyor musun ? Sen insanlarla baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun. Peki sen ne görüyorsun bakalım ? İnsan,sadece insan. Seven,acı çeken, acıkan,üşüyen,korkan bir insan." bu şekilde dinin,rengin yada yaşadığı sınırların önemsiz,önemli olanın, özellikle var olmamızın tek sebebinin kalbimiz, insanlara karşı sevgimiz olduğunu vurgulaması mutluluk verici.. Fakat kadınlara olan bakış açısı ( ki tamamiyle benim hayata ve kadınlara baktığım yerden ) hiç de hoş değil. Örneğin ; Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba ? ... Bir kız çocuğu büyümez, kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini. Son nefesini içi arzularla, hey anlarlar dolu bir kız olarak verir. Ama değişim yaşar. Hayat o kızı sürekli değiştirir... ve bu değişimlerin hiç şaşmayan bir faktörü vardır : Erkek. (!) yada bir diğer örnek.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,8bin okunma
Puan vermedi·398 syf.·
2019 65. kitabı
Kanayan yaramız, çocuklar.... Çok uzun uzadıya inceleme yapamayacağım çünkü kitabın orta yerinde gelen bi mesaj katili öğrenmeme sebep oldu. Katili bilerek ilk kez bı kitabı okudum. Üstelik katili öğrenmek için okuduğum kitabı,bir polisiye kitabını... Buradan o arkadaşı eshefle kınıyorum . :) Bu komik ve benim için bir nebze dayanılabilecek olanıydı. Fakat çocukların bu tarz vahşetlerle karşılaşması sinirlerimi çok bozuyor ve maalesef bunlar roman için kurgulanmış değil,gerçekte var. Umarım bu kötülükler sadece romanlarda kalır, sayfalar kapanınca unutulur gider...
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,8bin okunma
Reklam