"Güneş doğduğunda nasıl karanlıklar yok oluyorsa dünyamızdaki her türlü baskı,zulüm ve haksızlık da inananların çalışmalarıyla yok olacaktır. İnanıyorsanız en üstünsünüz.Zafer ise elbette inananlarındır ve zafer yakındır. İşte bizim davamız budur.
Ne mutlu bu hak davada canla başla koşanlara."
"Bir üniversitede profesör olabilirsiniz, Nobel ödülleri de alabilirsiniz, ama ülkenizin insanı bugün olduğu gibi açsa, sefalet ve zorluklar içerisindeyse, dünyada 300 bin çocuk yoksulluk içın,de açlıktan ölüyorsa, sizin Nobel ödülleriniz ne işe yarar?"
"Biz memleketini, vatanını seven insanlarla milli motor mücadelesini verirken, aynı yıllarda Amerikan Marshall Fonu'ndan gelen yardım paralarıyla makine, gemi, tayyare, traktör, otobüs, kamyon gibi motorlu vasıtalar ithal edilmesi ilginç bir tezat idi. Oysa biz bunların tamamını kendimiz üretebilirdik. Savaştan çıkmış, yerle bir olmuş Almanya çok kısa sürede sanayileşebiliyorsa, bizim milletimiz bunu çok daha kolay başarabilirdi. "
Daha sonra biz Milli Birlik Komitesine, Türkiye'nin kendi otomobilini üretebileceği konusunda da bir konferans verdik. Çok hazırlıklı gittim tabii ben oraya.
O konuşmada da, ABD ve İsrail örneğini verdim. Türkiye'nin kendi otomobilini yapabileceğini, insan kalitesi açısından yeterli imkana sahip olduğunu söyledim.
Dedim ki; "Bugün Brezilya otomobil üretiyor." Gerçekten de o zaman Brezilya yılda 100 binin üzerinde otomobil üretiyor. Hatta bir mühendisin öncülüğünde başlatılan bu çalışma öyle başarılı oluyor ki ABD' de kullanılan Volkswagenler Brezilya'da üretilmeye başlanıyor. Otomotiv başta olmak üzere her alanda sanayileşmenin gerektiğini rakamlarla, örneklerle anlattım.
"Bu sanayileşme olmadığı için sanat mektebi mezunu 300 bin gencimizin 280 bini biletçilik yapıyor, simit satıyor" dedim. Tabii yine aynı şeyler oldu.
İtirazlar geldi; "Biz geri kalmış bir ülkeyiz, yapamayız," dedi bir tanesi. Bir diğeri, "Zaten Brezilya'nın başındaki bir deli. Bir
deli idare ediyor orayı." dedi.
Ben de; "Beyefendi" dedim,
"Bir işi başarmak için önce o işin delisi olmak lazım."