Sen misin kurban,
Yoksa ben miyim İsmail?
Seven mi can verir sessizce,
Sevilen mi bilemez kesildiğini?
Bir elim sende asılı kaldı,
Diğeri o derin sızıda...
Akıyor İsmail, durduramıyorum,
Belki de akmalı, durmamalı.
Yusuf kuyuda beklerken öylece,
Dudağı çatlamış, susuz kalmamalı.
Madem hayat verecek birilerine;
Varsın aksın, toprağa karışmalı.
Kanımız akıyor İsmail,
Hayır, kanımız akmıyor aslında;
O, vurduğu yerden bihaber,
Bilmiyor içimizden neyi kopardığını.
Öyle bir çıkmaz ki bu İsmail;
Hem kurban benim,
Hem vurulan benim...
Kendi bıçağında can çekişen benim.
Garp yeli
İnsan iki çeşittir:
İlki ahlakıyla göz dolduranlar,
İkincisi ahlakıyla can yakanlar.
Arada sadece incecik bir çizgi var... Ama ifade ettiği mana dipsiz bir uçurum.
Offf ben kelebek sevmiyorum koluma kondu bekliyor xhdjf iri gözleri bedeni çirkin biraz da ay uçtu işte hissedip ama yine de canlı onunki de can diye seviyorum yoksa büyükleri hiç sevmem
Ey Gönül bakma cihâna gün gelir seyran gider
Durma ağla gözlerim gel, bu kafesten can gider
Cümle halk ehl-i seferdir devr-i Âdem'den beri
Pençe-i mevte takılmış günde bin kervan gider
Boşver be yaşı başı.
Yüzündeki çizgileri,
Saçındaki beyazı.
Kaç bahar daha göreceğiz
Meçhul ömürde,
Fazla kurcalama hayatı.
Gül gülebildiğince,
Sev sevebildiğince,
Yaşa yaşayabildiğince…
Can Yücel