Aşkın evriminde duraksama olmuş bir yerlerde, bir zamanda, kendi içimizde... Amerikalı yazar Saul Bellow’un dediği gibi, “Radyasyondan çok birbirlerinin kalplerini kırmaktan ölüyor insanlar”.
Tanıdığım bir papatyanın düşüncelerini hatırlatan bir cümle:)
Önce birtakım kimlikleri benimseyip, sonra da bunları birer seçimmiş gibi rasyonelize ederiz. Daha doğuştan bize yafta gibi “yapıştırılan” adlarımızla yaşama başlarız. Din, ideoloji, takım taraftarlığı gibi şeyler de, içinde büyüdüğümüz ailenin, toplumsal ve fiziksel çevrenin bir fonksiyonu olarak yakamıza yapıştırılır.