Sofistlere göre hak ve haksızlığın ne olduğu kentten kente ve kuşaktan kuşağa değişiyordu. Yani hak ve haksızlık meselesi “akıcı” bir şeydi. Sokrates bunu kabul edemiyor, insan eylemlerinin kalıcı kuralları ve normları olduğuna inanıyordu. Sırf aklımızı kullanarak bu değişmez normları bilebilirdik Sokrates’e göre, çünkü zaten insan aklı da ebedî ve değişmez bir şeydi.
“Uç, küçük kuşum. İyice yükseklere uç. En yukarılara çık ve Tanrı’nın parmağına kon. Tanrı seni başka bir çocuğa götürecek ve nasıl bana güzel şarkılar şakıdıysan ona da şakıyacaksın. Hoşça kal, güzel kuşum!”