Arzunun esas sorusu doğrudan "Ben ne istiyorum?" değildir, "Ötekiler benden ne istiyor?, Bende ne görüyorlar?, Ben onlar için ne anlam ifade ediyorum?" sorularıdır. Küçük bir çocuk, karmaşık bir ilişkiler ağına gömülüdür; çevresindekilerin arzuları için bir tür katalizör ve savaş alanı vazifesi görür. Babası, annesi, abi ve ablaları onun etrafında savaş verir; anne, oğluna ilgisi vasıtasıyla babaya mesaj gönderir vs. Çocuk bu rolün gayet iyi farkında olmasına rağmen, ötekiler için ne tür bir nesne olduğunu, oynadıkları oyunların tam olarak ne anlama geldiğini kavrayamaz. Fantazi, bu muammaya bir yanıt sağlar; en temel düzeyde, bana ötekiler için ne anlama geldiğimi söyler.