İnsan babacan tanrı yanılsamasını bırakıp evrendeki yalnızlığı ve önemsizliğiyle yüzleşirse baba evini terk etmiş bir çocuk gibi olur. Ne var ki insan gelişiminin başlıca gayesi bu çocuksu düşkünlüğün üstesinden gelmektir.
"Yaşamın bir bilincinin olmadığının bilincinde olmak aklın en eski yükümlülüğüdür. Bilinçsiz akıllar vardır - elle tutulmaz zeka parıltıları, düşünce akımları, gizemler ve felsefeler - bunlar, refleksler yada böbreklerin pislikleri dışarı atması gibi kendi kendine işler."