Ölümle yüz yüze gelen hastalarımla yaptığım çalışmalar ölüm kaygısının, her insanın “yaşanmamış hayat” miktarı ile orantılı olduğunu öğretti bana. Hayatlarını dolu dolu yaşadıklarını, potansiyellerini ve kaderlerini gerçekleştirdiklerini hisseden insanlar ölüm karşısında daha az paniğe kapılıyor.