İnsan zamanı bir döngü izlemiyor; onun yerine dümdüz bir çizgide ileriye doğru gidiyor. İnsan bu yüzden mutlu olamıyor; mutluluk yinelenmeye duyulan özlemdir.
Büyük Yürüyüş dünyanın kayıtsızlığına karşın sürüp gidiyor ama giderek daha sinirleri yıpratıcı, baş döndürücü oluyor; dün Vietnam'ın Amerikalılar tarafından işgaline karşı, bugün Vietnamlıların Kamboçya'yı işgaline karşı; dün İsrail için, bugün Filistinliler için; dün Küba için, yarın Küba'ya karşı - ve hep Amerika'ya karşı; zaman zaman kıyımlara karşı, zaman zaman başka kıyımlara arka çıkmak üzere; Avrupa hep ileriye doğru yürüyor, yürüyor, hiçbir olayı kaçırmasın, her birine yetişsin diye; adımları hızlandıkça hızlanıyor, öyle ki sonunda Büyük Yürüyüş koşan, dörtnala kolan bir insan sürüsü olacak ve platform da günün birinde tek bir nokta olup çıkana kadar küçülecek, küçülecek.
Bok, kötülükten daha zor, daha uğraştırıcı bir teolojik sorundur. Tanrı, insana özgürlük verdiğine göre, gerekirse, insanın işlediği suçların sorumlusunun O olmadığını kabul edebiliriz. Oysa bokun sorumluluğu tümüyle O'nun, insanın Yaratıcı'sınındır.