İlk olarak büyük tarihçi Halil İnalcık’ın aziz hatırasını ve ruhunu ululayarak başlayayım.
Eser her anlamda muazzam bir çalışmanın sonucu.
Bu muazzamlığı kılan ana nokta ise bir çok yerli ya da yabancı kaynağı çaprazlamasına alarak neredeyse eksiksiz bir çalışma olması.
Eser içerisinde özellikle Neşrî, Aşıkpaşazâde, Oruc, Kemâl Paşazâde, Tursun Beg, İdris-i Bitlisî, Kritovulos, Enverî, Kâşifî gibi yerli yani Doğulu kaynakların yanı sıra Chalkokondyles, Spandounes, Amirutzes gibi İtalyan ve Rum yani Batılı kaynaklarda yoğun bir şekilde kullanılmış ve eser zenginleştirilmiş.
Eser özellikle II. Mehmet ve II. Murad dönemleri üzerine harika bilgi ve kaynaklar içeriyor.
Özellikle son safhalarda Franz Babinger üzerine yapılan tenkit çalışması gerçekten ilgi çekici.
Eser her anlamıyla okuyucuya bir akıcılık ve iştah katıyor. Ben zaten Halil hocanın üslubunu ve yazımını çok beğendiğimden ötürü keyifle ve zevkle okuyarak ilerledim.
Başta Halil Hoca olmak üzere, Türk Tarih çalışmalarına emek veren bütün aziz büyüklerimizin ruhları şâd olsun, yattıkları yer incitmesin, emekleri ve eserleri yüzyıllar boyunca yaşasın.