“Bir kâtip öldüğünde yerine, uygunsa oğlu geçer , yoksa makamı mülâzımlardan birine verilirdi. Seçilebilmek için en önemli koşul, dairenin kıdemli kâtipleri önünde meslekî yeteneği ispatlamaktı. O zaman bu kıdemli kâtipler, adaylarının adını bir arz yazarak veziriâzama, o da sultana sunardı. Bir emr-i şerif çıkar, atama işlemler bir kâtiplik berâtının verilmesiyle tamamlanırdı.”