Doğancan BAYRAK

Fatma,“Halime, öğrenmek için iyi dinle.” Zeynep,“Fatma, öğreneceği bir şey yok ki senin sözünle.” Fatma, “Neden bilgim seni rahatsız ediyor ki böyle?” Zeynep, “Saçmalama, sınırlarını bil, bin düşün bir söyle.” Fatma, “Anladım, öfkelendiriyor seni dürüstçe söylediklerim yüreğimle.” Zeynep,“Hiç de değil. Bilmelisin ki yalnızca kizdiriyorsun hadbilmezliğinle.” Fatma,“Had bilmezlik beslenir bazen güzellikten. Ama elbettesen bulamazsın teselli çirkinliğinle.” Zeynep, “Bana mı söylüyorsun bunları? Baksana aşırı yemekten geldin ne hale?” Fatma,“Bak bu güzeldi işte. Ne yani takdir mi etmeli herkes senin gibi geleni bir deri bir kemik şekle.” Zeynep, “Asla. Ama güldürüyor böyle öfkelenmen gerçekten tüm yüreğinle.” Fatma,“Ah, sahi mi? Peki nasıl karşılık vermeli çıldırtırsan eğer yalan sözlerle?”
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Meryem ilk beyiti okudu. “Eğer olsaydı bir kuş misali kanatlarım...” Adi kısa bir süre bekledi ardından kızlara teker teker söz vermeye başladı. Züleyha, “Hep güneşe uçardım.” Sara, “Ve sabah çiğinin peşinde koşardım.” Ayşe,“Uzatırdım elimi gariplere.” Sit, “Mınıldanırdım onlara her türden ezgilerle.” Cada, “Ve adardım kendimi doğruluğu beklemeye.”
Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlarbaşındadır. Onlara, 'Girin oraya esenlikle ve güven içinde,' denilir. Biz onların kalplerindeki kini söküp attık. Artık onlar sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir. Onlara orada hiçbir yorgunluk dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.”**

Doğancan BAYRAK

, bir kitabı okumaya başladı
Vladimir Bartol
9/10 · 50bin okunma
 “Gecenin bitmeğe yüz tuttuğu andan beridir, / Duyulan gökte kanad, yerde ayak sesleridir./Bir geliş var!.. Ne mübârek, ne garib âlem bu! / Hava boydan boya binlerce hayâletle dolu./ Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir; / O seferlerle açılmış nice yerlerdendir./Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık / Yürüyor, durmadan, insan ve hayâlet karışık; / Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya, / Giriyor, birbiri ardınca, ilâhi yapıya.”