Gece Gelen Kitap Perileri

Gece Gelen Kitap Perileri
@cancan13
John ileri doğru atıldı. Bir an için göz göze geldik. Bakışları bilinçliydi; biz onu dünyanın ucundan aşağı iterken en son gördüğü bendim. Sonra arkaya düştü, başındaki başlık biraz yamuldu, altından duman, bir tür yanık sis tütmeye başladı. Ama genelde çabuk bitti. Elektirikli sandalye taraftarlarının her zaman iddia ettikleri gibi acısız olduğundan kuşkuluyum (içlerinden en azılısı bile bu düşünceyi bizzat sınamaktan kaçınır), ama hızlıydı. Elleri iki yanına yine düştü, eskiden mavimsi-beyaz olan tırnak dipleri artık koyu patlıcan rengini almıştı. Süngerin suyundan ve... gözyaşlarından ıslak olan yanaklarından ince bir duman tütüyordu. John Coffey'nin son gözyaşlarından.
Sayfa 409·Kitabı okudu
Stephen King
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dönüp o günlere baktığımda Elektirikli nasıl da budalaca bir çılgınlık, ölümcül bir sapıklık gibi geliyor. En iyi koşullar altında bile ince cam kadar kırılganız bizler. Birbirimizi soğukkanlılıkla, gaz ve elektirik vererek öldürmek mi? Ne çılgınlık. Ne dehşet..
Sayfa 408·Kitabı okudu
Stephen King
"Lütfen patron, yüzüme o şeyi geçirmeyin," dedi fısıltı halinde bir iniltiyle. "Lütfen beni karanlığa gömmeyin, karanlığa göndermeyin, ben karanlıktan korkarım." Maske yasalara göre zorunlu değil, bir gelenekti yalnızca. Aslında tanıkları korumak içindi. Birdenbire en azından bu kerelik korunmalarına gerek olmadığına karar verdim. Ne de olsa John hayatında maskenin altında ölmeyi hak edecek tek bir şey bile yapmamıştı. Onlar bunu bilmiyorlardı ama biz biliyorduk ve bu son isteğini yerine getirmeye karar verdim.
Sayfa 407·Kitabı okudu
Stephen King
Yaklaşık yirmi beş yıl kadar sonra kalp krizi geçirip ölen Brutal (o sırada balıklı sandviç yiyip TV'de güreş seyrettiğini söylemişti kızkardeşi) iyi bir adamdı. Benim dostumdu. Belki içimizde en iyisiydi. Bir adamın aynı anda hem gitmeyi isteyip hem de yolculuktan korktuğunu anlamakta hiç zorluk çekmemişti.
Sayfa 406·Kitabı okudu
Stephen King
"Her şey yolunda mı, John?" diye sordu alçak bir sesle. "Evet patron, ama..." Gözleri yuvalarında fıldır fıldır dönüyordu ve ilk kez korkmuş gibiydi. "Ama burada benden nefret eden çok insan var. Çok. Hissedebiliyorum. Canımı acıtıyor. Tıpkı arı sokması gibi batıyor ve canımı acıtıyor." Brutal yine o alçak sesiyle, "O halde sen bizim duygularımızı hisset," dedi. "Biz senden nefret etmiyoruz. Bunu hissedebiliyor musun?" "Evet, patron."
Sayfa 404·Kitabı okudu
Stephen King