“Onlara şöyle demek istiyorum aslında; siz bugün televizyona ve cep telefonlarınıza bakmaktan başka hiçbir şey yapmıyorsunuz ve bu gidişle de kimse için hayırlı tek bir şey bile yapmadan öleceksiniz. Elinizde telefonlarla, karşınızda monitörlerle ve boynunuza kravatlar bağlı hâlde öleceksiniz. Banka gişelerinde, havasız ofislerde, sıkışık otobüslerde ve tüm bu gri betonun arasında sürünürken öleceksiniz. Bir gün toprağın altına girdiğinizde ise bu dünya ve evren sizi sonsuza kadar lanetleyecek. Güzel olan her şey çevrenizde, ama siz hiçbirini görmüyor ve avuçlarınız arasına dek alabildiğiniz o küçük, parlak ekranlardan gözünüzü bir an bile ayırmıyorsunuz.”
Daha devam edebilirdim ama susmam gerekiyordu. Dudaklarımı büzerek ona baktım. Suratı bir tuhaf gibiydi.
“İşte bunları söylemek istiyorum onlara,” dedim. “Bunları yazmaman daha iyi belki de… Bilmiyorum, çok gerçekçi olmak iyi değil. İnsanlar kaldıramıyor. O yüzden çoğu insan benden nefret eder.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kral Thamus yazıyla ilk karşılaştığında, “İnsan başkasının hafızasıyla hatırlayamaz,” demiş ve yazı denen şeyi yararsız bulmuş. “Bu boş bir uğraş. İnsanlar kaydedecek ama hatırlamayacaklar, tekrarlayacak ama yaşamayacaklar...”
Sürükleyici bir konu. Steve Berry ünlü Cotton Malone karakteriyle bir kere daha aksiyon dolu bir hikaye yazmış. Bazı karakterler biraz havada kalsa da geçmişle bağlantılar harika diyebilirim.
Paris KulübüSteve Berry · Bilge Kültür Sanat · 201124 okunma