Camus topluma yabancılaşmış bir adamın hikayesini anlatıyor. Absürdizm felsefesini Mersault karakteriyle anlatmıyor bence. Bu kitap absürdizme giden yolu anlatıyor. Mersault hayattan kendini soyutlamış, hiçbir şeyde anlam bulamıyor. Annesi ölüyor üzülmüyor, sevgilisinden yoğun sevgisine karşılık kayıtsız kalıyor. Marie (sevgilisi) sadece Marie diyor benim için, başka bir şey değil. Evlilik teklifini geri çeviriyor. Bir yerde komşusunun köpeği kayboluyor. Onunla empati yapamıyor ve acı karamsar bakış açısıyla düşündüklerini anlatıyor. Komşusu eve girip ağlıyor ama Mersault yaptığının farkında değil. Hatta o kadar ki Mersault sebepsiz yere bir adam öldürüyor. Ancak toplumun onu suçlu bulduğu konu adam öldürmesi değil. Evet, adamı öldürdüğü için yargılanıyor ancak savcıya göre annesinin ölümünden bir gün sonra sinemaya gitmesi, Marie ile sevişmesi daha büyük sorun. Herkesin hissettiği duyguları hissetmediği için cezalandırılıyor Mersault.
Kitabın sonunda idam kararı geldiğinde pederi reddediyor ve görüşmek istemiyor. En sonunda onu görünce konuşuyorlar biraz. Peder kendi doğrularından o kadar emin bir şekilde konuşuyor ki Mersault buna çok sinirleniyor. İşte burada Uyumsuz insan oluyor bence. Ölüme en yakın anda, dini de reddederek. Bütün bu anlamsızı kabul ederek ve ona rağmen güzel bir şeyleri fark ederek. Bu kitap o bıkkınlık halinin son aşaması olan, "Uyumsuz"a giden süreci işliyor.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
Ölümle ilgili insanın bakış açısını kesinlikle geliştiren bir kitap. Ağır olmayan, biraz felsefi anlatımıyla ve stoacı yaklaşımıyla okuması rahat ve keyifli bir eser.
Bende yer eden çıkarımları kendim için not etmek istiyorum:
* Ölüm yaklaştığında yaşanılandan çok yaşanılmayan şeyler insana pişmanlık hissettiriyor. Şu mesajı atsam mı, o adımı atsam diye çok düşünmemek gerekiyor.
*Ölüm korkusu herkesin yaşayabileceği bir şey. 20 yaşında da 60 yaşında da düşünebilirsin. Kitapta genelde yakınlarının kaybıyla veya kendinde bir hastalık çıkmasıyla beliren korkular üzerinde duruyor.
* Seks ölümün karşı verilen yaşama isteği olarak yorumlanabilir.
Hayat geçici. Her zaman, herkes için. Ölümü bedenlerimizde arıyoruz. Ama bunu hissetmek, belli bir ismi olan belli bir ölümü hissetmek çok daha farklı bir durum.