Ez pîr bûme
Ez pir bûme. Di derxika canê min de bîst û pênc Buhar bişkivine. Qurma bedena min bîst û pênc Zivistan dîtine. Bi sedan ba û bahosan ew hejandine, bê hejmar berf û baran tê re çûne. Pora sipî zû ket nav pora min. Serê min mîna berqên zivistanê bû her dem. Stêrkek nema ku li ezmana min nav lê ne kir. Zahf havînên kelandî min dîtin ku Simbil șewitandin. Ez pîr bûme Hew dikarim rojan jiber bikim ango bişopînim. Weke saeta destê min de diherike dem. Pîştî vê saetê Ez dizanim ku ewê zûtir bê. Her dema diçe zû bûna çûbûna wê du qet dibe. Hezaran mirov ketin nava vî heyatî. Evîn, heval, dost, rêheval zahf kes têde derbas bûn. Her roja ku diçe zêdetir û girantir dibe. Xem nîne, li gor mezinbûnîya çîya xwedê berfa wê dide. Ez Pîr bûme Weke doh nikarim baz bidim. Nikarim bikevim dikan û qinikan. Nikarim bikenim weke berê. Stêrkên ku min nas dikir nayên bîra min,
Zillet
Meydan kaldı bunca ite kopuğa Haydutların merdi aranır oldu Yoldan geçen mermi sıkar topuğa Zibidinin derdi aranır oldu Bağlanalı akıl fikir hacize, İnsanoğlu döndü miskin, acize Kundaktaki bebek uğrar tacize Soysuzluğun ardı aranır oldu Maganda can yakıp almıyor ceza Babası yan bakar minicik kıza Mazlumun ahından çökecek feza Selametin virdi aranır oldu Maddiyattan gayri her şey boşlanır Kanlı eller ile cennet düşlenir Şarlatanlar için arif taşlanır Soytarının tardı aranır oldu Hortumcuyu moda olmuş saklama Adaleti, hâyâl kurup bekleme Zenginimiz muhtaç imiş reklâma Kimsesizin yurdu aranır oldu Üç kuruşa baba oğlu kazıklar At hırsızını tay çalan yazıklar Şöhret olmuş şimdi kanı bozuklar Kepazenin gerdi aranır oldu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Han-i Yagma Bu sofracik, efendiler - ki iltikaama muntazir Huzurunuzda titriyor - su milletin hayatidir; Su milletin ki mustarip, su milletin ki muhtazir! Fakat sakin çekinmeyin, yiyin, yutun hapir hapir... Yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin, Doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin! Efendiler pek açsiniz, bu çehrenizde bellidir Yiyin, yemezseniz bugün, yarin kalir mi kim bilir? Su nadi-i niam, bakin kudumunuzla müftehir! Bu hakkidir gazanizin, evet, o hak da elde bir... Yiyin efendiler yiyin, bu han-i zi-safa sizin, Doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin! Bütün bu nazli beylerin ne varsa ortalikta say Haseb, neseb, seref, oyun, dügün, konak, saray, Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay; Bütün sizin, bütün sizin, hazir hazir, kolay kolay... Yiyin efendiler yiyin, bu han-i istiha sizin, Doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin! Büyüklügün biraz agir da olsa hazmi yok zarar Gurur-i ihtisami var, sürur-i intikaami var. Bu sofra iltifatinizdan iste ab ü tab umar. Sizin bu bas, beyin, ciger, bütün su kanli lokmalar...
Karamelize soğanlı avokado favalı enginar🤔🥑🍲 Yiyin efendiler yiyin, bu han-i can-feza sizin, Doyunca, tiksirinca, çatlayincaya kadar yiyin! Tevfik Fikret youtu.be/j56ujw-PLYQ?si=...🎶🎶🕊
19:01
Bir unutmayı öğrenemedik okulda Eros sen de bir yalansın okun da #canfeza
Han-ı Yağma
"Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Şiir