Böylesine şerefli ve cesur komutanımız olduğu için bir Türk genci olarak kendimi çok şanslı hissediyorum. Sizlerin cehennem dediği yerlere Osman Paşam "evim" derdi. Tanrı, Osman paşama uzun, ömürler versin.
Gelelim kitaba... Kitap MUAZZAM! Bu kitabı okurken detaylarda, terminolojide boğulmuyorsunuz. Yani kitap gayet kısa ve net. Zaten Osman Paşam da gerektiği kadar konuşan, net ve derin bir kişiliktir.
Kitabın ilk bölümünde savaşın ne olduğu ve tanımı, nasıl yapıldığı, teknoloji ile entegrasyonu, doktrinlerin her zaman çalışmadığını ve savaşın belirleyici unsurunun şartlar ,koordinasyon ve zeka olduğunu, savaşın bir çok koşul içerdiğini, meskun mahal muharebesi gibi konuları gayet net anlatıyor. Dediğim gibi kısa ve öz!
İkinci bölümünde ise savaşın nereden patlak vereceğini, kutupların neler olabileceğini, Rusya ve Çin'in bugünün dostu ama yarının düşmanı olabileceğini, kontrolsüz Çin büyümesini, Avrupa'nın güçsüzlüğü gibi konuları anlatıyor. Çin için Hürmüz Boğazı çok kritik bir jeopolitik konum lakin bu konuya komutanımız değinmemiş. Vardır elbet bir bildiği.
Üçüncü bölümde ise savaşın felsefesini, durumlara göre strateji ve taktik biçimlerini,düşünce esaslarını, coğrafyanın avantaj ve dezavantajlarını, geri çekilmenin mantığını anlatıyor ve son olarak da ilave kitap önerilerinde bulunuyor komutanımız.
Benim şahsi yorumum: Hayat bir savaştır, başarmak için iyi dövüşmelisiniz. Bu sadece fiziki temaslı bir dövüş değil. Eğer mentalin zayıfsa yumruğun sana hükmeder... Şartlarını, kim olduğunu, gücünü iyi bilmelisin. Zaman gelir kavgayı başlatmayarak kazanırsın, zaman gelir karşıyı yenmekten başka çaren yoktur.
Üçüncü Dünya Savaşı riskine gelecek olursak bugün çevresi Ukrayna ve Belarus hariç batı bölgesi her yerden NATO tarafından sarılı bir Rusya var. Diğer
III. Dünya SavaşıOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 2019621 okunma
Kitabı nasıl bitirdim anlamadım, çok akıcı idi. Tarık Akan'ı çok severim , filmleri ile büyüdüm. Herkes Hababam Sınıfı'ndaki Ferit, Yalancı Yarim'deki Ferdi, Boşver Arkadaş'taki Ferit, Sev Kardeşim'deki Ferit Çalışkan olmak ister lakin birçok kişi Maden'deki Nurettin,Sürü'deki Şivan, Yol'daki Seyit Ali, Pehlivan'daki Bilal olmak istemez. Çünkü bu karakterlerde dayanışma, hak savunma, işçi hakları, cesaret, arkadaşlık, sevgi vardır.
Bu kitabı okuduğum zaman Tarık Akan'ın romantik komedilerin prensinden ,halkın prensine nasıl dönüştüğünü anladım. Yanlış anlamayın sol görüşlü biri değilim ve hatta sol düşünceden de pek haz etmeyen biriyim ama 70'lerin solcularına büyük saygı duyarım. Doğrudur yanlıştır başka ama gençliğe direnişi, mücadeleyi, isyanı, hak aramayı gösterdikleri için hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim.
Kitabı okurken hücrenin ve tuvaletin kokusunu, yapılan muameleleri, hamamda temizlendiğine, hapisten çıktıktan sonra ailesiyle yediği akşam yemeğini sadece okumadım, okuyarak izledim. Bu kadar etkileyici bir kitap olduğunu tahmin edemedim. Tarık Akan yazar olmamasına rağmen muazzam bir kitap yazmış. Okunmasını tavsiye ederim.
Yorucu bir kitaptı ama güzel bir kitap. Ekonomiye ilginiz varsa başlangıç olarak tavsiye etmem. Uzunca yorum yazmak istemiyorum, okuyun derim. Kapitalizm'i anlattığı bölümler ve kapitalizm hakkında yaptığı tespitler gayet yerinde. Herhangi bir ekonomik yöntemler arasında yazarın şahsi yorumu yok, yazar kendi görüşünü gayet net anlatmış.
Eğlenceli kitap, kafanız dağılsın diye okuyun. Çok bir beklentiniz olmasın, idare eder, güldürür, mizahı da fena değil. Uyku tutmadı diye okudum. Şimdi uyuyacağım, iyi geceler.
Bilim tarihi, metodolojisi ve evrim ile ilgili güzel bir başucu kitabı. Biyolojik bilgi bombardımanı yok ya da terminoloji yok. Yazarın dili çok sade, kitap akıcı ve anlaşılır. Eğer evrim ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz kitabın içinde birtakım kitap önerileri de var bakabilirsiniz.
Kitabın sonunda kendinizi Anaksimandros'u, Sokrates'i, Platon'u, Aristo'yu, Darwin'i uzaktan izliyor gibi hissedeceksiniz. Bununla beraber bilimin buraya kadar kolay gelmediğini, ilerlemek için Anaksimandros kadar zeki, Darwin kadar cesur, Aristo kadar kıvrak zekalı, Da Vinci kadar dahi, Linnaeus kadar sistematik olunması gerektiğini fark edeceksiniz.
Kitapta eleştirdiğim iki konu var:Birincisi, embriyolojiye hiç değinilmemesi. Evrimi anlamak için embriyolojiye de bir bakmak lazım çünkü insan embiryosunun gelişimi ile birçok canlınınki benzemektedir.
İkinci konu ise evrimin yanlış anlaşıldığı bölümde ahlak ve erdem konusunda fikir beyan edilmesi. Zira tarih bir bilimdir ve bilim bize neyin etik, ahlaklı ve erdemli olduğu konusunda bize fikir veremez,bir taraf tutamaz. Öjeni ve sosyal darwinizm kötü olabilir yazara göre ama bunu bize görüş beyan edemez şayet bir bilim kitabı yazmış ise.
Sonuç olarak, güzel bir kitap ve başarılı. Eğer bilim ve evrim tarihi okumak isterseniz okumanızı şahsen öneririm.