İbrahim cangöz

Puan vermedi·671 syf.··
2022 14. kitabı
neredeyse tamamı ilk kitaptan altını çizdiklerimi word'e geçirmiştim. dağınık düzensiz karman çorman bir şekilde atıyorum buraya da. mezopotamyalılar kanallar inşa ederek tarımı ve düzenli çalışmayı hayatlarına yerleştirmiş, bu da tarihin ilk otoriter monarşilerinin kurulmasını sağlamıştır. kanallar kurulduğu için tarım, mevsimlik yağışların akıbetine bırakılmadı. yerleşik düzen ve çalışma hayatı, yönetim teknikleriyle birlikte bürokrasiyi ve siyasal bağlılığı doğurmuştur. kanal sisteminin olmadığı ya da gelişmediği bölgelerde güçlü kent devletler görülmüyordu. civardaki göçebe toplulukların bu zengin devlete karşı yağma girişimleri de düzenli ordu ihtiyacını doğurmuş ve bu da siyasi otoritenin güçlenmesine katkı sağlamıştır. ancak mezopotamya coğrafyası gereği, sınırların belirsizliği söz konusuydu. bu da siyasal istikrarsızlığa ve bölgenin çeşitli kent devletlere bölünmesine neden oluyordu. mısır’da ise nil akarsuyunu çevreleyen çöl bölgesi saldırılardan korunmasını sağlıyordu. bu sayede siyasal birlik sürdürmek daha kolaydı. mezopotamya’da ticarete dayalı bir tarım gelişmemiştir. ticari amaçla gerçekleşen tarımsal üretim daha sonra grek yarımadasında ve batı anadolu’da başlayacak ve yeni bir uygarlığın temeli atılacaktı. ortadoğu’nun üstünlük çağında yerleşik yaşama geçilmesiyle birlikte ilk kez buğday yetiştirilmiş, metalurji öğrenilmiş; takvim, çivi yazısı, rakam sistemi, ağırlık ve uzunluk ölçüleri icat edilmiştir. anadolu’da ise parşömen üzerine yazı yazılmış, gümüş ve altın para kullanılmıştır. modern bilim, eski adıyla iyonya olan izmir çevresinde doğmuştur. otoriter bir güç olmaması özgür düşünceyi mümkün kılmıştır. siyasal güç tüccarların eline geçmiş ve onlar da zenginliklerinin kaynağı olan teknolojiye daha çok yatırım yapmıştı. farklı uygarlık
Tarih ve Siyaset
Siyasi Tarih: 1918-1994Oral Sander · İmge Kitabevi Yayınları · 2023926 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Öldüğü İçin Çayı Soğuyan Babalar
babam yine kapıyı ayağıyla çalıyor gelirken elleri dolu gelmiş anlaşılan gelirken yanında ekmek, süt gelirken yanında proletarya gelirken yanında berlin stalinallee yapı işçileri, csepel çelik işçileri gelirken yanında tatabanya madencileri babam, elleri naylon poşetler yüzünden kesilen dili damağı hep kuru akşam menülerinde hiç kere seçici karısından bizzat çay isteyip ana haber bültenlerinin karşısında ölüye kalan babam; 1.80’e 100 kilo gururdan yapılma bir adam bir adam ki, köşe bucak kaçtığım fakat annemin “gittikçe babana benziyorsun” dediği babam, babalar, proletarya, fraternite, tabandakiler, avam, ezilenler, ezikler… eve coca cola sokmayan babalar bir işçi sınıfı olarak carrefourlara asla uğramayan babalar bir işçi sınıfı olarak yapman gereken, sofrada zorla uzandığım ucuz peyniri bana yaklaştırmaktı baba kapıları çarpmak değil pencereleri hiç değil forsa bunca tamah edilen dünyada 8 yıl aynı gömleği giydin baba halbuki sen saçlarını tarardın eskiden nasıl olduklarını sorardın şimdi pek çıkmıyorsun dışarlara çıkma baba, zaten çıkılacak bir dışar kalmadı artık