Puan vermedi·1062 syf.··
2024 53. kitabı
Tolstoy benim bu yıl kitaplarını bırakamadığım tonton dede. :) Bu kadar büyük bir edebiyat eseri için inceleme yazmıyorum sadece karakterler hakkında konuşmak istediğim için fikirlerimi yazıyorum. Savaş ve Barış kitabında olduğu gibi okumaya başladığımdan beri karakterlerle kafamda yaşıyorum. Hemen başka kitaba geçtim ama yine de Levin, Anna, Alexsey, Vronsky... hepsiyle muhakeme içindeyim. 2012 yapımı Keira nin oynadığı filmi izledim şimdi de hayal kırıklığı resmen. Yönetmen adini bilmediğim sahneleri tiyatrodaymışız hissi veren bir şekilde değiştiren bir teknik kullanmış hikaye ile dalga geçiyor hissi yaşadım. Levin şuan platonik aşkım filmdeki Levin ile kitaptaki ne alaka. Neyse kitaba döneyim. Tolstoy bu hikayeyi bir komşusunun hayatından esinlenmiş bir yazıda okudum. Toplumsal ahlak kuralları ile ilgili ne düşündüğünü aslında biliyoruz bence kendisi dini düşünceleri ağır basan ve bunun yanında insanı çok iyi tanıyan ve politika felsefe gibi pek çok alana hakim bir usta yazar. Bu kitapta da Anna üzerinden kadını ve kadının toplumda ahlaksal değerini anlatirken aslında kitabın yarısını oluşturan Levin ile Nehudovda olduğu gibi ahlaki anlamda bir idealize edilmiş erkek karakteri anlatıyor. Anna nin kocası Alexey için kitabı okurken hiç bir şey düşünüp hissetmedim aslında. İyi bir Hristiyan öbür yanağını çevirir bana anlamlı gelmedi burada peygamber misin mübarek hiç mi bir şey hissetmedin. Yazar burda karakteri yüceltiyor mu yeriyor mu ikilemde kaldım. Anna yi kulaktan dolma söyle sanıyordum, sevilmeyen zorla evlendirilmis zor şartlar altında bırakılmış ve kadınca istekleri olan bir mağdurdu. Ancak kitabı okuyunca Anna beni rahatsız etti. Pek çok edebiyatçı yazar ya da okur Anna yi anladığını ya da onun kadinlari yansıttığını söylüyor olabilir, karakter histerik,
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
"Ara Toplam", bir nefes molasıdır!
9/10
·296 syf.··
2021 102. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2021 23:38
Bir sanatçı, yazar, şair ve entelektüel kolay yetişmiyor. Her birinin kendine özgü çocukluğu, ailesi, eğitimi ve sosyokültürel çevresi var. O nedenle her birinin hikâyesi farklı ve alınması gereken derslerle dolu. Bunu bildiğim için bir sinema filmini, tiyatro eserini, şiiri ve romanı değerlendirirken hep o eseri vücuda getiren kişilerin bireysel hikâyelerini merak etmişimdir. Zira ortaya konulan eserlerin rengine, kokusuna, sesine, soluğuna ve ruhuna bir şekilde o kişilerin bireysel hikâyeleri siniyor.         • • • Bu yönüyle bir oyuncu, yönetmen ve yazar olan Ahmet Mümtaz Taylan’ın “Ara Toplam” adlı söyleşi kitabını büyük bir merak ve keyif içerisinde okuduğumu söyleyebilirim. Ahmet Mümtaz, kitabında çocukluğundan başlayarak ailesiyle ilişkilerinden, aldığı eğitimlere, çalışma ve sanat hayatına, etkilendiği kitaplara, sinema filmleri ve tiyatro eserlerine kadar birçok konuyu büyük bir içtenlikle anlatıyor. Kendi bireysel hikâyesinin yanında ana-baba rollerinden kadın-erkek ve birey-toplum ilişkilerine, sanata, sanatçıya, eğitime, kültüre, teknolojiye, yaşama, ayakta kalmaya, toplumsal sorunlara ve geçirdiğimiz sosyolojik değişim ve dönüşümlere kadar birçok konuyla ilgili görüşlerini büyük bir samimiyetle dile getiriyor.      • • • Mümtaz Taylan, anlatımlarıyla kimseye akıl ve ders verme iddiası taşımıyor. Bilakis o, yaşamının bir döneminde durup elli beş yıllık geçmişinin bir muhasebesini yapıyor. Adeta kendini hesaba çekerek kendisiyle korkusuzca yüzleşiyor ve yapıp-yapamadıklarının bir nevi envanterini çıkarıyor. Kitabı okurken sizi farkında olmadan bir yaşam yolculuğuna çıkarıyor. Onun deneyimlerini ve hikâyesini okurken zaman zaman bir sinemada seyrediyor gibi kendi hikâyenize gidip geliyorsunuz. Kendi kendinize “Ben yaşamın neresindeyim, amacım ve hedeflerim nelerdir,
Hayat
Ara ToplamAhmet Mümtaz Taylan · Kronik Kitap Yayınları · 2021301 okunma