Ama işte düştür bunlar ve belediye otobüsleri tıklım tıklımdır! Zor bela bindikleri otobüslerde itiş kakış eve dönerken, nefeslerinin sayılı olduğunu düşünür, Allah’tan korkarlar.
Yıllar önce, uzaktan tanıdığımız biri bize başparmağı kaldırarak değil, avuç yere bakacak biçimde eli aşağı yukarı sallayarak arabaların daha kolay durdurulacağını söylemişti. Mahir kolunu uzatıp onun söylediği gibi elini sallıyor. Bir yandan da bana gülümsüyor…
Gülüyor. “Bu akşam sakindim,” diyor, ama bana, “Bu akşam canım çok sıkkındı,” demiş gibi geliyor. “İstediğim hayat bu değil. Böyle bir hayat için mi uğraştık onca yıl!”
Öncelikle belirtmek gerekir ki Zeki Demirkubuz’un aynı isimli filmi bu kitaptan uyarlanmış değil. Bazı kitaplar hissettirir. Bulantıyı siz de hissedeceksiniz.