Can

Can
@canmrx
Boş beleş bir şeyler okuyup yazıyorum
Beynimiz, etrafımızda olup bitenlerden kopmaya doğuştan gelen yatkınlığı sayesinde, zihnimiz içinde bir sohbet başlatır ve uyanık olduğumuz sürenin önemli bir kısmını bu sohbeti sürdürerek geçiririz. O hâlde şu önemli soruyu sormak gerekir: Neden? Evrim, hayatta kalmak konusunda avantaj sağlayan özellikleri seçer. Bu kurala göre, kendi kendimize konuşmanın hayatta kalmamıza bir faydası olmasaydı, bu kadar çok iç sohbet yapan yaratıklar olmazdık. Gelgelelim, iç sesin etkisi varlığımızın öyle temel ve ayırt edilmesi güç bir parçasıdır ki, bizim için neler yaptığının çoğu zaman farkında bile olmayız.
Alıntı
Reklam
Sözel olmayan biçimlere bürünen duygu ve düşüncelerimizde var şüphesiz; örneğin, görsel sanatçılar ve müzisyenler özellikle bu türden zihinsel ifadenin peşine düşerler. Ama insanlar genel olarak sözcüklerden oluşan bir dünyada yaşarlar. Diğer insanlar ile kurduğumuz iletişimde (her ne kadar vücut dili ve jestler de önemli birer araç olsa da) kendimizle kurduğumuz iletişimde de büyük çoğunluğu sözcükler aracılığıyla gerçekleşir.
Alıntı
Geçmişin acısına veya geleceğin kaygısına teslim olmaktansa şimdiki zamanda etrafımizdakilerle ve kendimizle bağlantı kurmaya odaklanmamızı söylüyor
Alıntı
Dırdırcı iç ses, insana özgü içe bakış yeteneğimizi bir nimetten ziyade lanete dönüştüren döngüsel olumsuz düşünce ve duygulardan oluşuyor. Performansımızı, karar verme becerimizi, ilişkilerimizi, mutluluğumuzu ve sağlığımızı tehlikeye atıyor. İşyerinde yaptığımız bir hatayı, sevdiğimiz biriyle aramızda geçen bir anlaşmazlığı düşünürken kendimizi kötü duygulara gömülüp kalmış buluyoruz. Sonra yeniden aynı şeyi düşünüyoruz. Ve sonra yeniden. İçimizdeki akıl hocasının sesini duyma umuduyla içeri baktıkça karşımıza içimizdeki tenkitçi çıkıyor.
Alıntı
En basit haliyle içe bakış,kişinin dikkatini kendi duygu ve düşüncelerine yöneltmesidir.Hayal kurabilmemizi,hatırlayabilmemizi,geçmişte olanlar üzerine düşünebilmemizi ve sonra bu düşlemleri problem.çözmek için kullanabilmemizi içebakış yeteneğimize borçluyuz.Benimde aralarında olduğum pek çok biliminsanı bunu,insan türünü diğer türlerden ayıran evrimsel gelişmelerin merkezindeki en önemli yetenek olarak kabulediyor.
Alıntı
Reklam