Can

Can
@canmrx
Boş beleş bir şeyler okuyup yazıyorum
Sayfalar arasında kaybolanlar, dünyanın en derin sırlarını bilenlerdir. Her kitap, yalnızca okuyanına fısıldar gerçekleri; kelimeler ise sabırla anlayan gözleri bekler. Çünkü okumak, sadece harfleri görmek değil, satır aralarındaki dünyaları keşfetmektir.
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Şiir yazmak bir lanet olmalı
Ellerin değmeden tenime, nasıl da ürperiyor içim… Sesin yankılanıyor aklımda, sıcak, ıslak bir fısıltı gibi. Gözlerin geçiyor üzerimden, dokunmadan yakan bir ateşle. Uzakta ama içimde gibisin, sınırları kaldıran bir arzu gibi. Geceyi sıkıştırıyorum avuçlarıma, adını koyamadığım bir yangınla. Hayalin üzerime kapanıyor, ve ben, tutuşan bir gölge oluyorum.
Şiir
Matematik, her zaman doğru cevapları olan sorular sormaz. Bazen önemli olan, doğru soruyu sorabilmektir
Alıntı
Sen şimdi bırak benim kim olduğumu. Bu gülü yetiştireceksen canın yanacak, elin kanayacak, güneş seni terletecek. 'Bu bahçede gül bitmez' diyenler olacak. 'Gül öyle yetiştirilmez, böyle yetiştirilir' diyenler olacak. Sen kendine şunu soracaksın: 'Ben burayı gül bahçesi yapmak istiyor muyum? Ben burada dünyanın en güzel güllerini yetiştirmek istiyor muyum?' Eğer çok istiyorsan, ne eline batan diken ne de söylenenler umurunda olacak
Defterimden Kelimelerin Yankısı Bazı geceler, zihninde bir kelimenin yankılandığını hissedersin. Tek bir kelime. Ne eksik ne fazla. Önce önemsiz gibi gelir, ama gitgide derinleşir. Sanki zihnine çakılmış bir çivi gibi orada durur, varlığını hissettirir. O kelimeyi görmezden gelmeye çalışırsın, ama her yerde onun izlerini bulursun. Sonra bir an gelir, elin kaleme gider. Ne yazacağını bilmeden başlarsın. Önce bir satır düşer kâğıda, sonra bir diğeri. Kelimeler birbirini çağırır, zihnindeki yankı bir melodiye dönüşür. Gözlerin harflerin arasında kaybolurken fark edersin ki aslında yazmıyorsun—hatırlıyorsun. Şiir yazmak, unutulmuş hisleri gün ışığına çıkarmaktır. Bir sokakta gördüğün yabancının bakışını, çocukken ezberlediğin bir melodiyi, içini titreten ama nedenini bilmediğin bir rüzgârı… Hepsi birer gölge gibi peşinde dolaşır. Ve sen yazdıkça, o gölgeler şekillenir, bir anlam kazanır. Kimi zaman kelimeler elinden kayar, dizeler birbirine uymaz. Şiirin ritmi bozulur, anlamı bulanıklaşır. Ama sonra fark edersin ki şiir, zaten kusursuz olmak zorunda değildir. O, insan gibi olmalıdır; kırık, tamamlanmamış, bazen yarım kalmış… Ve bir gün, yazdıklarına dönüp baktığında, kendini biraz daha tanıdığını fark edersin. Çünkü her şiir, yazanın ruhundan bir parça taşır. Bir iz bırakır. Ve belki de asıl mesele, o izleri takip ederek kendini bulmaktır.
Şiir