Yine ihtiyacım olan bir zamanda şans eseri denk geldiğim bir romanla birlikteydim bu günlerde. 'Dokunmadan', ismi aksine Nermin Yıldırım'ın bana derinden dokunduğu bir kitap oldu. Geçmişi neredeyse tamamen zihninden silmiş biri olarak durup anımsamaya çalışmamı sağladı. Yazarın da dediği gibi anılarım, yaşadıklarımın yalancısı; ama onları hatırladığım haliyle seviyorum ben.
Üslubuyla, mizacıyla fazlasıyla kendimden buldum bu kitabı. En sevdiğim detay ise çok gündelik, tabiri caizse basit diyebileceğim, üzerine durmayı düşünmeyeceğim kavramların yazar tarafından edebileştirilmesi. Tatlı sert diyebileceğim bir tonda olan, okurken çok keyif aldığım bir eserdi.
Son olarak kitap bana çok sevdiğim bir film olan Past Lives'ı hatırlattı, eklemek istedim :)