"Omuzları sarsılarak koşarkenki siluetine bakınca, tüm masumiyetiyle, hevesle yarınlara uzanmaya çalışır hali hissediliyordu. Bu tatlı silueti bekleyen gelecek şüphesiz ki savaştı. Öyleyse insan ne için çocuk yapıyor, onu seviyor, büyütüyordu? Gülleyle vurulan, parçalara ayrılıp yok olan insan canına değer vermenin, ona üzülmenin nesi bu kadar yanlıştı? Toplumsak refahı korumanın yolu insan canına kıymet verip korumaktan değil de insan ruhunun özgürlüğünü kısıtlamaktan mı geçiyordu?"