Onu son görüşümde; aslında hiç tanışmamışız gibi hissettim. Karşımda duran artık kanlı canlı bir anıydı. En sevdiği yemekleri, renkleri, vücudundaki benleri, geleceğini bildiğim yabancı bir anı. Hatta anıdan daha hayali bir şeydi. Sokakta yürüdüğü vakit, zihnimin bir köşesi mazideki misali yanına beni yerleştirmeye çalışırdı. Şimdiyse bu bir yıllık uzaklıktaki mazi, hiçlikten daha ırak.
"Tüm insanlar aynıdır: Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümserler, ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastaymış gibi ağlarlar."