Atatürk’e ve vatanıma borcum var diyerek Paris Gözlemevi’nde kalmayı reddeden Türkiye’nin ilk bilim kadınlarından Nüzhet Gökdoğan’ın ve Remziye Hisar’ın izinden.
“Eğer sen olmazsan, kendimi yazarken tahayyül edemem. Geriye kalan her şeyin, sen yanımdayken bana ne kadar önemli görünmüş olursa olsun, anlamını ve önemini yitirdiği vazgeçilmezsin sen.”
“Hayatını sindire sindire yaşıyordun; oysa ben, sanki hayatımız gerçek anlamda ancak daha
ilerde başlayacakmış gibi, bir sonraki işe geçme telaşı içindeydim daima.”
“Tıptan bir beklentin kalmamıştı. Ağrı kesiciler almayı ve onlara bağımlı olmayı reddediyordun. Bedenini, hastalığını, sağlığını kendin ele almaya; tıbbi teknobilimin bedeninle, kendinle ilişkin üzerinde söz sahibi olmasına izin vermek yerine, hayatın üzerinde kendin söz sahibi olmaya karar verdin.”