"Çünkü genç adam, ellerinde kalan en son şeyi bile muhteşem bir savurganlıkla sanat için tüketen ve bütün duygularını müziğin güzelliğine katan insanların, yaşamın içinde ciddi ve kapalı durduklarını, kendilerini yslnızca anlayan birine açtıklarını biliyordu."
"...Resimler ve kitaplar, manzaralar ve müzik parçaları onunla konuşurlardı, cansız eşyalarda renkli hqkikatler görmr eğiliminde olan, çocukluğun şairane hazinesini yitirmeyen o kızla konuşuyorlardı."
"... çünkü ruhu, dile getirilemeyen sözcüklerin basıncıyla, olgunlaşan meyvelerinin ağırlığını zor taşıyan bir ağaç dalı gibi sarsılıyor olsa da, aşırı denebilecek utangaçlığı, başkaları karşısında ruhsal yaşantısına dair bir imads bile bulunmasına izin vermezdi."